‘tayfun şahin kimdir’ olarak etiketlenmiş yazılar

‘Karabaş’ın Referandum Oyu

Çarşamba, 08 Eylül 2010

Her gün çarşıya inerken yürüdüğüm yolda bir köpek miskin miskin yatarken çarpardı gözüme. O kadar miskindi ki, kediler tepesine çıksa kulağını bile oynatmak zor gelirdi. Birde isim koymuştum ona, ‘Karabaş’ Ne gerçek adını, ne sahibini hiçbir zaman öğrenemedim fakat geçen zaman içinde bir dostlu olmuştu aramızda. En azından gördüğü zaman işkence çekermişçesine kalkar, yanıma gelir ve beni koklardı. Bende bizim Çirkin’e mama alırken bir kutuda ona alır böylece karşılıklı jestleşirdik. (daha fazla…)

“Yaşadığım 52 günü anlatmak istedim”

Cumartesi, 14 Ağustos 2010

Yeni kitabı “Hazel”in içeriğini arka kapakta “Aşkın peşinde yiten bir hayatın öyküsü sözleriyle tanımlayan Tayfun Şahin, şimdilerde kitabından uyarlanacak aynı adlı filmin senaryosunu yazıyor. Böyle olunca yazarın dünyasıyla senaristin hayal dünyası arasındaki ayrımın ortadan kalkacağını düşünen Şahin’in amacı, filmi dünyanın her köşesindeki festivallere göndermek… Ancak bunu yaparken gişeyi oynayacağını özellikle vurguluyor. (daha fazla…)

Öyle bir sevmek ki…

Cumartesi, 14 Ağustos 2010

Ben seni,sevmenin en zor anlarında seviyorum.
Sevmek uğruna nem varsa harcayarak,
Sessiz bir volkan gibi yanarcasına,
Yağmur ormanlarından öte ağlarcasına
Adına yazdığım her mısra da durup,durup,
Saçlarımı yolarcasına SEVİYORUM..
(daha fazla…)

Ben bir dolandırıcıyım

Cuma, 13 Ağustos 2010

Google ile arası iyi olan bir yazarım… Sağ olsun sever beni. E kolay değil binlerce insan tarafından okunan bir yazarı ağırlamak…
Bu kadar hava yeter diyelim gerçek konumuza geçelim.

Son günlerde Google’ye beş kişi sormuş. ‘’Tayfun Şahin dolandırıcı’’
Google cevap vermiş. Bunu mu demek istediniz? ‘’Tayfun Şahin kimdir önce araştırın’’
Bu cümle, ne zaman Yaşar Çiftçi olayını ortaya çıkardım, o zaman çıktı ortaya…

Google bunu bana iletince oturdum düşündüm. 10 yıldır yazıyorum, bir çok dolandırıcılığı ve sahtekârlığı ortaya çıkardım. Şimdiye kadar hiç böyle aranmadım. Birden Hz. Mevlana’nın sözü geldi aklıma ‘’Ne ararsan önce kendinde ara’’ (daha fazla…)

Tayfun Şahin Medya Sahtekarlarını anlatıyor

Cuma, 13 Ağustos 2010

Videoların tamamı için yazının devamını tıklayınız (daha fazla…)

Tayfun Şahin Perdeler Programı’nda sinemayı anlatıyor

Perşembe, 12 Ağustos 2010

Romandın, gözlerin satır başındı…

Perşembe, 12 Ağustos 2010

12 yaşındayım…
Daha bu yaşta ticareti öğreniyorum. Zekeriya Ağabey, kapı komşumuz Billur Abla’ya aşık. Yazdığı mektupları bir şişe kola karşılığı Billur Abla’ya götürüyorum. Yine bir iş günü: (daha fazla…)

Şeytanın Yeni Yüzyıl Mesleği ”Yazarlık”

Pazar, 25 Temmuz 2010

Bugünlerde sanal dünyalardayım. Twitter’de takılıyorum usta yazarlarla. Havam o biçim. Hele köşe yazarlarını hayretler içinde izliyorum. Bazen soruyorum kendime, bunlar hep aynı seri midir? Çoğu defolu, benziyor birbirine…

Bir zamanlar birini takip ediyordum. Haman kılığına girmiş, emir ve parasını aldığı Firavun’a itaat edip yalakalık yapmaktı tek işi. Sonra romancı oldu başımıza. Romancı olmakla kalmadı, terfi ettirdi kendini Firavun mertebesine. İlk sözleri oldu ‘Biat edeceksiniz, inanacaksınız’’
Kaç doğru yazdıysa şimdiye kadar köşesine? (daha fazla…)

Bir hayata bu kadar yalan fazla değil mi?

Salı, 13 Temmuz 2010

Evet kabul ediyorum, belki Tayfun Şahin gibi ben de elimdeki imkanları kullanarak bu tür şeytani rant şebekelerinin foyalarını ortaya çıkarmalıydım. Ama öyle olmadı ne yazık ki ve ilgilenmedim pek.

Ne zaman kadar…

Geçtiğimiz gün bana yollanan bir Facebook linki beynime çivi gibi saplantı. Melih Göğebakan isimli şahıs bu kez sosyal paylaşım sitesi Facebook’a postu sermişti. Yalanın, üçkağıdın bini bir paraydı nasılsa. Kendisiyle uzaktan yakından ilgisi olmayan oyuncuların, mankenlerin isimlerini kullanarak para toplamaya çabalıyordu. Üstelik bir de internet sitesi açmıştı. (daha fazla…)

Melih Göğebakan olayı ve kokuşmuşluk (Haber 7)

Salı, 13 Temmuz 2010

Bu öykü tek meziyeti, medyanın en büyük zafiyetini fark etmek olan bir girişimciyi (!) ve Türk medyasının saplandığı batağı anlatmaktadır. Önüne gelen her habere, araştırma zahmeti göstermeden atlayan Türk medyası sayesinde filizlenen ve basında çıkan haberleri referans gösteren Melih Göğebakan adı konuyu biraz bilenler tarafından pek de iyi anılmıyor.

Melih Göğebakan adını ilk defa kamuoyuna, vahşice bir cinayete kurban giden Münevver Karabulut’un hayatının film yapacağı iddiasıyla duymuştu. (daha fazla…)