<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tayfun Şahin &#187; Hazel sinema filmi</title>
	<atom:link href="http://www.tayfunsahin.com/tag/hazel-sinema-filmi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tayfunsahin.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Jan 2012 20:46:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>Hazel&#8217;i yazarından imzalı almak ister misiniz?</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/hazel-kitap/</link>
		<comments>http://www.tayfunsahin.com/hazel-kitap/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Aug 2011 19:04:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Hazel]]></category>
		<category><![CDATA[Hazel kitap]]></category>
		<category><![CDATA[hazel kitap satış]]></category>
		<category><![CDATA[Hazel sinema filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Hazel Tayfun Şahin]]></category>
		<category><![CDATA[Tayfun Şahin Hazel]]></category>
		<category><![CDATA[tayfun şahin kimdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=987</guid>
		<description><![CDATA[Tayfun Şahin&#8217;in kaleme aldığı ve ilk baskısı tükenen Hazel yeni ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/08/hazel3.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-988" title="hazel3" src="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/08/hazel3-195x300.jpg" alt="" width="195" height="300" /></a>Tayfun Şahin&#8217;in kaleme aldığı ve ilk baskısı tükenen Hazel yeni baskısı ile satışa sunuldu. Romanı yazarın kendi imzası ile almak için aşağıdaki bilgileri okuyunuz.</p>
<p>Romanın liste satış fiyatı 24 TL olup yazar imzalı fiyatı 20 TL&#8217;dir. Mehdi 15 TL&#8217;dir. Kargo masrafı bize Cinemascope Yayınları&#8217;na aittir. Tek yapmanız gereken aşağıdaki hesap numaralarına havalenizi yaptıktan sonra imzalanack ismi ve adres bilgilerini derya@cinemascope.com.tr adresine göndermek olacaktır.</p>
<p>Garanti Bankası<br />
TAYFUN ŞAHİN<br />
ŞUBE ADI         : BARBAROS BULVARI<br />
MÜŞTERİ NUMARASI : 6580051<br />
HESAP NUMARASI   : şube kodu: 741   hesap no:6692788</p>
<p>Her türlü bilgi için derya@cinemascope.com.tr adresine yazabilir ya da 0 536 640 56 56 nolu numarayı arayabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tayfunsahin.com/hazel-kitap/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hazel yeni baskısı ile 16 Ağustos&#8217;ta raflarda yerini alıyor</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/hazel-yeni-baskisi-ile-8-agustosta-raflarda-yerini-aliyor/</link>
		<comments>http://www.tayfunsahin.com/hazel-yeni-baskisi-ile-8-agustosta-raflarda-yerini-aliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 Jul 2011 01:53:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hazel romanı]]></category>
		<category><![CDATA[Hazel sinema filmi]]></category>
		<category><![CDATA[hazel tayfun şahin kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[tayfun şahin]]></category>
		<category><![CDATA[Tayfun Şahin Hazel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=968</guid>
		<description><![CDATA[
 
Romanı yazar imzalı olarak almak istiyorsanız tıklayın.
&#8221;Yıl 2050… Başbakanlık ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/07/hazel1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-970" title="hazel1" src="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/07/hazel1.jpg" alt="" width="200" height="306" /></a><span style="color: #ff0000;"></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"> </span></p>
<h2><span style="color: #ff0000;"><a href="http://www.tayfunsahin.com/hazel-kitap/">Romanı yazar imzalı olarak almak istiyorsanız tıklayın.</a></span></h2>
<p>&#8221;Yıl 2050… Başbakanlık Ofisi, Ankara<br />
Mehdi, başbakanlığının üçüncü yılında, yaptığı reformlar ile<br />
Türkiye’yi dünya üzerinde çok iyi bir konuma getirmişti. Dur durak<br />
bilmeden çalışıyordu. Yine bir pazar günü ofisinde dosyaları incelerken<br />
kapısı çaldı.<br />
- Gir!<br />
Gelen kişiyi gördüğünde gülümsedi. O an bütün sıkıntısı gitmişti.<br />
- Gel canım. Hayırdır, pazar pazar beni mi özledin bakalım?<br />
Birden yüzü değişti. Gördüğü manzara karşısında şaşkınlık ve<br />
şok halini almıştı.<br />
- Ne yapıyorsun? Çıldırdın mı? Bu bir şakaysa hoş d…<br />
Sözünü tamlayamadan iki el silah sesi patladı. Mehdi, göğsü kanlar<br />
içinde adım atmak istedi, gücü yetmedi. Yere düştüğünde gözleri<br />
komodinin üzerinde duran bir fotoğrafa ve altındaki yazıya bakıyordu…“<br />
Ali Aşiroğlu”<br />
Ve masmavi gözler kapandı…<br />
Suikast sorumlusu olarak tutuklanan Şahin müebbet hapis cezasına<br />
çarptırıldı.<br />
Mehdi’nin ölümü ülkeye karabulut gibi çöktü. Dünya basını bu<br />
ölüme kayıtsız kalmayıp manşetlerine taşıdı. Ülke basını birçok<br />
manşetler attı. Fakat iki gazete vardı ki, manşetlerine taşıdıkları cümleler<br />
oldukça ilginçti. Başbakan olduğu dönemden beri haberleri ile<br />
muhalefet olan Hakimiyet Gazetesi ‘’Türkiye sevgilisine ağlıyor…’’<br />
başlığını atarken, babasının kurduğu Manşet Gazetesi bu acıyı simsiyah<br />
bir zemin üzerine yazılmış cümle ile anlatıyordu.<br />
‘’İnsanı sadece en yakınındaki yok eder…’’</p>
<p>İlk baskısı ile raflara çıktığı tarihlerde satış listelerinde en üst sıralara oturmayı başaran Tayfun Şahin&#8217;in yazdığı aşk romanı <strong>&#8220;Hazel&#8221;</strong> yeni ve düzenlenmiş baskısı ile 8 Ağustos&#8217;ta yeniden raflara çıkıyor.</p>
<p>Üçleme olarak tasarlanan <strong>&#8216;Hazel&#8217;</strong> projesi her seride farklı bir aşkı anlatacak. Seriye adını veren ve ilki olan &#8216;Hazel&#8217; insanın insana olan aşkını anlatırken serinin 2. romanı olan <strong>&#8216;Mehdi&#8217;</strong> insanın Allah&#8217;a olan aşkına değienecek. Serinin sonu olaacak olan <strong>&#8217;2050&#8242;</strong> ise insanın devlete olan aşkını anlatacak.</p>
<p><strong>&#8216;Hazel</strong>&#8216;in umduğundan daha büyük bir ilgi gördüğünü belirten Tayfun Şahin şunları söyledi&#8230;<br />
&#8221;Aslında bir roman yazmak hiç planlarımda yoktu. Yaşamış olduğum bir hikayeden yola çıkarak başladığım öykü bir romana dönüştü. Okurlardan çok güzel yorumlar ve e-postalar aldım. <strong>&#8216;Hazel&#8217;</strong> tek başına kalmamalıydı. <strong>&#8216;Hazel&#8217;</strong> yaşadıklarımdı. Peki sonrasında ne yaşamak isterdim diye düşündüm ve onları kaleme almaya karar verdim. Sonraki serilerde ölümü ve Berzah Alemini göreceğiz. Üçlemeden sonra Deccal adında son yazacağım roman aslında bu üçlemedeki olaylardan sonra dünyayı nelerin beklediğini anlatacak. Umarım diğer romanlarda <strong>&#8216;Hazel&#8217;</strong> gibi sevilir. Aynı zamanda her romanı beyazperdeye taşımak niyetindeyiz.&#8221;</p>
<p>Ve Yıl 2009… İstanbul<br />
Ali Aşiroğlu hayatının uzun bir bölümünü yapay insanların bulunduğu fanusun içinde derin nefesler alarak yaşamaya çalışmış bir medya patronudur. Başında bulunduğu şirketi kendi alanlarında deneyimli kişilerle birlikte yönetmektedir. Ege, Başer, Sinem… Başer’i bir baba gibi görürken, Ege en saklı sırlarını bile paylaştığı bir kardeş, Sinem ise gönlünü verdiği sevgilidir. Ancak yıllardır birlikte olmalarına rağmen hiç birisinde bulamadığını bir gün staj için kapısını çalan Hazel’ de bulacaktır.</p>
<p>Kaybetme korkuları diğer insanlardan farklıdır… Yaşamında değer verdiklerini kaybetmek, onun için elindeki tüm parayı kaybetmekten daha önemlidir… Duygusallığın doruğunda yaşayan ama bulunduğu ortamda katı, çalışanlarının çoğu zaman konuşmaya cesaret edemediği bir patrondur…</p>
<p>Bir Cumartesi sabahı uyuyup kaldığı odasında gözlerini bir Ebru Gündeş şarkısı ile açar. Öfke ile kalkıp camını araladığında gördüğü manzara ya Allah’ın bir lütfu olacaktır, ya da vereceği sınavın ilk bölümü. Hazel elinde klimanın kumandasından yaptığı bir mikrofon ile çalan müziği sanki kendisi söylermiş gibi yapıyor bir yandan da müziğin ritmine kendisini kaptırmış dans ediyordur. Bu manzara onu çocukluğunun en derinliklerine kadar götürmüştür. Artık Hazel’i her görüşünde kalbi hiç atmadığı kadar hızlı atıyor, o despot ve sert adam gidiyor, yerine sanki 7 yaşlarında bir çocuk geliyordu.</p>
<p>Artık günler çok daha güzel geçiyordu. Bu kızda unuttuğu duyguları, kaybettiği annesini buluyordu. Allah, Hazel’i sanki desen desen işleyip kendisi için yeryüzüne göndermişti. Gözleri, bakışı, duruşu, oynayışı, esprileri… Tepeden tırnağa her zerresi…</p>
<p>Yaşanan hep güzellik değildir. Baş düşmanı olan İsmet Kartal boş durmamış, zehri verecek olan yılanı Ali’nin içine çoktan salmıştır. Uğrunda bir hayat vereceği Hazel’in ihaneti yetmezmiş gibi en güvendiği dostu Ege, bir gün şirketi İsmet Kartal’a satar. Savcılık Ege’yi yakalayacak ama sırf Hazel’i işe alan Ege olduğu için şikâyetçi olmayacaktır. Bu Öyle Bir Sevmekti ki, savcı neden diye sorduğunda Ali parmağı ile Ege’yi işaret edecek ve şu cevabı verecekti.<br />
‘’O adam bana hayatımın en güzel günlerini getirdi. Hani imkan olsa, ben Ona bir bir şirket daha, Oda bana bir Hazel daha verebilse… Hani imkan olsa da, geçmiş yeniden yaşanabilse…’’</p>
<p>Ali kaybettiği her şeyden vazgeçmiş sadece Hazel’den uzak olmanın acısını yaşıyordur. Fakat bir gün İsmet Kartal Hazel’inde canını yakar. İşte o gün sadece kaderinin yazdıklarını yaşayan Ali, o günden sonra yaşanacakları kendisi yazacaktır…</p>
<p>Sahnelerden…:</p>
<p>‘’Burada, 20 yaşlarında, hayatının baharında ve daha yapacağı hatanın farkına varamayan bir beyinden söz ediyoruz. Ben şunu gördüm, gençlerin yaptıkları hatalardan, ne yazık ki anne babalarının haberleri olmuyor. Olduğunda ise çok geç kalınmış oluyor. Biz üstümüze düşeni yapalım. Gerisi ister alana, ister verene kalsın. Bizim ödeyeceğimiz hiçbir tazminat, aldatılan bir eşin ya da canı acıyan bir anne-babanın acısından daha fazla olamaz.’’<br />
————————————————————————————————————————————————</p>
<p>‘’ Allah’ım! Bu insanlar paranın gücü karşısında gösterdikleri saygıyı, senin gücün karşısında nasıl gösteremiyorlar. Nasıl bir sabırdır sendeki? Ben bana gösterdikleri halde bu saygıya tahammül edemezken, her şeylerini borçlu oldukları sen, nasıl sabredebiliyorsun?’’</p>
<p>————————————————————————————————————————————————</p>
<p>“Remzi Efendi misafirlerimizle ilgilendiniz mi?’’<br />
Remzi Efendi,Amerikalılara bu kadar yalakalık yaptığı için Ege’ye kızıyordu. Cevabı gecikmedi.<br />
‘’Sordum ama Türkçe bilmiyorlarmış. Bende bu kayıplarından ötürü, utandırmayayım diye üstelemedim’’<br />
Ege Remzi Efendi’nin laf soktuğunu anlamış ve çaktırmadan ayıp dercesine başını bükmüştü.</p>
<p>————————————————————————————————————————————————</p>
<p>‘’Hadi kızım iyisin yine. Artık sırtın yere gelmez. Genel müdür asistanı oldun.’’<br />
Hazel gözleriyle Ali’yi işaret etti.<br />
‘’Birazdan Ali Bey’in odasına gideceğimizi unuttun galiba. Bizi balkondan atacak gibi duruyor. Bakalım yere vardığımız da sırtımız üstümü düşeriz yoksa tepemiz üstümü göreceğiz…’’</p>
<p>————————————————————————————————————————————————</p>
<p>Gözlerinden yaşlar yağmur gibi akıyordu.<br />
‘’Bana emanet ettiğin kardeşini de koruyamadım. Her şeye gücü yettiğini sanan bu oğlun ne kadar aciz kaldı ölüm karşısında. Telefonun hala “annem” diye kayıtlı değiştiremedim. Babamı her arayışımda ekranımda annem yazıyor ya, her çalışın ardından senin sesin gelecekmiş gibi heyecanlanıyorum. Yemeklerini o kadar özledim ki. Sıcaklığını. Saçımla oynayışını. Sana hep yalan söyledim. Saçıma dokunuşun o kadar hoşuma giderdi ki, yaşımdan utanırdım. Saçımla oynarken uyuya kalmak çok güzeldi. Bunun için hep saçımda bit var yalanını uydururdum. Hep bir gün söyleyeceğim derdim gerçeği. Şimdi ancak mezarının başında söyleyebiliyorum ancak.’’</p>
<p>————————————————————————————————————————————————</p>
<p>‘’Herkesin bir bedeli vardır Ertaç! Sadece bu bedeli ödeyeceğin zamanı iyi seçmelisin…’’</p>
<p>———————————————————————————————————————————————–</p>
<p>”Hazel’in bana ihtiyacı var gitmem gerek.” dedi endişeli bir sesle. Başer biliyordu ki; Ali kalmayacaktı. Yine de uyarmak istedi. ”Gelen milletvekili, başın ağrımasın sonra.” Ali güldü;” Adı üstünde, milletvekili.” Sonra işaret parmağını göğsüne bastırarak, ”Millet burada, vekil kim oluyor.”</p>
<p>————————————————————————————————————————————————</p>
<p>Ali boğaza doğru bakıyor, hiç konuşmuyordu. Sessizliği Naşide bozdu; ”Güzel kız Hazel, ama şunu unutma, kalp dediğin belki bin kez vurur, ama bir kez durur.” Ali gözlerini Naşide’ye çevirdi. Sonra yine denize bakarak mırıldandı, ”Bin kez vurduğu da O olsun… Bir kez durduğu da…”</p>
<p>————————————————————————————————————————————————</p>
<p>Hazel tavlada kazandığı her sette Ali’nin yanaklarını okşuyor ”Oy oy, üzülme başkanım kıyamam ben sana” diyerek burnunu sıkıyordu. Ali her seti vermeye başladı. Her giden set ona Hazel’i getiriyordu. Zaten kural da bu değilmiydi. Kumarda kaybeden, Aşkta kazanır…</p>
<p>————————————————————————————————————————————————</p>
<p>”Hayırdır, ne bu hal? Saç sakal bir birine girmiş.”<br />
”Çağrı filmini yeniden çekeceğim, Hz. Hamza rolü benim…”<br />
Naşide gülümsedi..<br />
”Sen Hazel’siz bir şey yapmasın. Ona da bir rol verirsin artık.”<br />
Ali mırıldandı…<br />
”Vermem mi? Vahşi rolü onun…”</p>
<p>————————————————————————————————————————————————</p>
<p>Naşide’nin yanına gittiğinde Ege yoktu.<br />
‘’Ne erkekten, ne dişiden Ali?’’<br />
‘’O ne abla?’’<br />
‘’Eskiden Ege ile gelirdin, sonra Hazel. Ama şimdi hep teksin. İstersen bir de gay dene. Vefalı olduklarını duydum.’’<br />
Ali gülümsedi.<br />
‘’Ya oda tutmazsa?’’<br />
‘’O zaman kaderin tek yazılmış Ali…’’<br />
‘’Kalbimiz gibi…’’ diye mırıldandı<br />
‘’Efendim?’’<br />
Ali kısa bir süre suskunluktan sonra;<br />
‘’Farkında mısın abla? Vücudumuzda hemen her organımızın bir eşi var. Bir tek kalbimiz tek. Ve o kendi eşini bulabilsin diye ne kadar acı çekiyor…’’</p>
<p>————————————————————————————————————————————————</p>
<p>‘’Ne zamandır görmüyorsun Hazel’i evlat?’’<br />
‘’Dünya takvimine göre mi, benim mi? Bana göre bir ömür geçti…’’<br />
‘’Belki yeniden bir araya gelirsiniz Ali.’’<br />
‘’Bizim kaderimiz ayrı yazılmış ağabey. Bırak ikimizin bir araya gelmesini, isimlerimizin baş harfleri bile yan yana gelse acının ifadesi oluyor.’’<br />
Ali odadan çıkınca Başer beyaz bir kağıda iki harf yazdı.<br />
‘’AH…’’</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tayfunsahin.com/hazel-yeni-baskisi-ile-8-agustosta-raflarda-yerini-aliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

