Hikaye devam ediyor… Aşk mekan, aşk zaman değiştiriyor… ‘’Mehdi’’

| 24 Ekim 2011 12 Yorum

Hikaye devam ediyor… Aşk mekan, aşk zaman değiştiriyor… ‘’Mehdi’’

İlk romanı Hazel ile satış listelerinde ilk sıralara yerleşen Tayfun Şahin’in ”Mehdi” isimli yeni romanı çıktı. Üçlemenin ikincisi olan Mehdi, 2050 yılında başbakan olacak bir çocuğun hikayesini anlatıyor. Hazel’in devamı olan roman aynı zamanda ölüm sonrası hayata ve evrensel bir konu haline gelen Mehdi akımına da değiniyor. Hazel ve Mehdi, satış noktalarının yanı sıra 12-20 Kasım’da düzenlenecek İstanbul Kitap Fuarı’nda 2. Salonda 308 nolu Marjinal Dağıtım standında yer alacak. Işte Mehdi’den kesintiler.

Haşmetli dev kapının iki kanadı birden açıldı. Gözleri kör edecek kadar kuvvetli bir ışık içeri sızdı. İçeri gireni gören her başın saygı ile eğildiğini gördü. Aynı ses o ismi zikretti…
”Alemlerin Sultanı, Hazreti Muhammed (S.A.V)”
Aklını oynattığını hissetti. Sultan’ın sureti belirdiğinde aralarında sadece bir karış mesafe kalmıştı. Sesi titriyordu…
”Ama siz…” diyebildi…
Kolunu tutan bir el sözünü tamamlamasını engelledi. Elin sahibine baktığında İbrahim Efendi’yi gördü. Gözleri doldu. Artık biliyordu, bu ne bir Şeytan aldatması ne de bir rüya değildi. Eğildi, Sultan’ın elini öptü. Sultan makamına oturduğunda herkes etrafında toplanmaya başladı. İbrahim Efendi’ye baktı.
”Neredeyiz efendim?”
”Burası yerle gök arasında, insan gözünün görmediği, zamansız, mekansız Berzah Âlemi…”
Sultan’ın karşısında bulundular. Sultan ayağa kalktı, konuşmaya başladı.
”Sizler Allah tarafından yeryüzüne birer görev için gönderildiniz. Allah sizden razıdır, bende sizden razıyım. Şimdi size yeni yüzyılın kutbunu tanıtacağım.”
Sağ elini açık bir şekilde havaya kaldırdı. Yere indirdiğinde iki âlem arasındaki bütün perdeler kalktı. 10 Yaşlarında bir erkek çocuk, elinde Zülfikar ile ucu bucağı görünmeyen bir meydanda masmavi gözlerini ufuklara dikmiş bakıyordu. Sultan’ın mübarek sesi yine duyuldu…
”Allah O’na, Fatih’in kudretini, Ömer’in adaletini, Hamza’nın cesaretini, Ebubekir’in sadakatini, Ali’nin ilmini, Mustafa’nın zekasını, Süleyman’ın ihtişamını, benimde şefkatimi verdi. O, Ali oğlu Mehdi’dir”
Ali gözlerinde yaşlar, dünya gözü ile göremediği oğluna bakıyordu. İbrahim Efendi’ye baktı, yarı ağlamaklı bir ses ile mırıldandı.
”O benim oğlum…”

Yıl: 2020 – Şanlı Urfa
Yeryüzü mahşer gibiydi. Mirza’nın elinde iki silah, hareket eden her şeye ateş ediyordu. Mehdi kan dolu avuçlarını semaya kaldırdı. Gözbebekleri yaşların içinde kaybolmuştu… Son gücü ile seslendi…
”Yusuf! Yusuf yetiş! Yusuf!”
Cebrail (as) belirdi semalarda, iki dev kanadı açık…
Elinde Hazreti Ali’nin Zülfikar’ı…
Hemen arkasında Mikail (as), yerle gök arasında bir yerde. Dönmeye başladı kendi ekseninde… O döndükçe rüzgarlar toplandı etrafına…
İsrafil (as)’in dudakları ile Sur arasında artık sadece milimler mesafe…
Ve Azrail (as),
Yaratıldığı günden beri hiç olmadığı kadar acımasız… Daha Zülfikar inmeden söküp alıyor ruhları…
Bir ses yankılanıyor kainatta,
‘’Arş üzerindeki hakimiyetime yemin ederim ki, benim sevdiğime dil dahi uzatana ben harp ilan ederim!’’
Ve Cebrail (as)’in şefkat dolu sesi…
‘’Yetiştim dostum, sen iste hepsini helak edeyim, sen iste bu dünyayı tersine çevireyim… Sen iste dostum, senin için gökleri yere indireyim…
Mehdi sağ elini kaldırdı, işaret parmağını uzattı.
‘’Ben annemi istiyorum.’’
Cebrail (as) başını çevirdi. Azrail (as) görev için bekliyordu. Nemli gözlerle seslendi dostuna.
”Yapma…”

Etiketler:, , , , ,


12 Yorum Yapılmış

  1. esra diyor ki:

    insanı sadece en yakındakı yok eder

  2. miray şahin diyor ki:

    hazeli okudum çok mükemmel bir kitaptı 2 günde bitirdim çok akıcıydı serinin ikinci ve üçüncü kitabını sabırsızlıkla bekliorum tabiki filminizide eminimki kitap kadar muhteşem olacaktır.

  3. bahar diyor ki:

    Hazel gerçektende soluksuz okuduğum bir eserdi eminim sinema filmide kitabı kadar beğeniyle izlenecektir.Başarılar dilerim…

  4. ati... diyor ki:

    Emeğine yüreğine,Kalemine sağlık USTA…

  5. Melis ÖZÇELİK diyor ki:

    Hazeli elime aldığımda okusammı okumasammı diye düşündüm önce,sonra kitabın üstündeki yazı dikkatimi çekti”insanı sadece en yakınındaki yok eder…” ve ardından okumaya karar verdim..Kitabı okudukça etkileniyor,bitmesini istemiyordum..Kitap bittiğinde devamınında geleceğini öğrendiğimde inanılmaz sevindim fakat, endişem ya hazel kadar muhteşem bi kitap olmamasıydı. Mehdi çıkar çıkmaz gidip alıp okudum ve gecen sene okuduğum hazeli sanki hic bitirmemişim hala devam ediyormuşum gibi hissettim..sade bi anlatım kullanılması ve yaşananları sanki kendim yaşıyormuşum gibi hissettirmesi beni kitaba daha çok bağladı..ilk defa bi kitabı çabuk bitirdiğim için üzüldüm..umarım bu hikayenin sonu gelmez elinize,yüreğinize sağlık Tayfun Bey….

  6. Betül ŞİMŞEK diyor ki:

    Mehdi Hazel kadar güzel bir roman. Elime aldığımda bitecek diye üzülmeye başladım.okumayan kimseye bu kitabın ne kadar güzel olduğunu anlayamaz.Kitapta ağladığım mutlu oldum yer çok oldu.Böyle bir kitabı okuyabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Ve böyle bir kitabı yazdığı için Tayfun Şahin’e çok çok çok teşekkür ediyorum. Eline yüreğine sağlık…

  7. Merve diyor ki:

    Yok böyle bir kitap, yok böyle bir hikaye…Kalemine, Yüreğine sağlık Tayfun Şahin

  8. MERAL YILMAZ diyor ki:

    Geçen sene şubat ayında HAZEL kitabını bir kitapçının rafında gördüğümde alma sebebim, kuzenimin henüz doğmamış kızına Hazel adını koyacak olmasıydı. O kitabı alıp kuzenime hediye etmeyi düşündüm. Kıtabın arkasını okuduğumda okumadan vermemem gerektiğine şu sözlerle karar verdim :”doğduğumda kulağıma okunan ezan, öldüğümde kılınan cenaze namazıma kadar, her saniye seni sevmek isterdim” Hayatımda beni etkileyen nadir kitaplardan biri Hazel. Mehdiyi sabırsızlıkla bekledim, okuduğumda ladığım haz aynıydı, Başkanı yine sabırsızlıkla bekliyorum. Yüreğinize sağlık, Çorlu’dan sevgiler…

  9. ASLI diyor ki:

    AHHH MEHTİ ÇOK GÜZELDİ. AHH DERYA AHH ASIL AŞK SENİNKİ HAZELİ HİÇ SEVEMEMİŞTİM ZATEN…ALİ ÇOK BENCİLSİN AMA DOĞRU YOLU BULDUN SONUNDA ANNEN SAĞOLSUN…LÜTFEN YA BİTİRMEYİN BAŞKANLA DEVAM ETSİN BU SERİ FADIL SAHİN MİRZA LÜTFEN ONLARIDA OKUMAK İSTİYORUZ…DOĞRUSU BEN HAZEL DEN ÇOK MEHDİYİYİ BEĞENDİM HAZEL FAZLA GEREKSİZ UZATILMŞ AMA MEHTİ SÜPERRRRRR!!!!!

  10. MERT diyor ki:

    evet mehti son yüzyılın en iyi kurgusu olmuş bence ne ararsan vardı doğrusunu söylemem gerekirse alinin halen hazeli araması beni fazlasıyla hayal kırıklığına uğrattı.küçük mehti birde büyüdüğünde ne olur merak konusu?son sorum başkanda fadılı görmek isterdim ve mirzayıda tabiki umarım olurlar…

  11. Kübra Ercan diyor ki:

    Ben hayatımda böyle bir kitap ne duydum ne okudum ki şimdi okudum ve tek anlamıyla muhteşem. Ne yazacağımı bilemiyorum o kadar çok duygular içerisindeyim ki size oturup kitabı baştan sonuna kadar anlatabilirim. Evet yapabilirim ama Mehdi’yi alıp okumanız ve benim yaşadığım duyguları da sizin yaşamanızı da istiyorum.

    Mehdi’yi çok seveceksiniz alıp bağrınıza basıp daha çıkarmak istemeyeceksiniz. O kadar bilmiş ki büyümüşte küçülmüş sanki Mehdi konuştuğun da sadece O’nu dinliyorlar. Kıpırdamadan, çıt çıkarmadan ve hayranlıkla. Mehdi’yi okuduğunuz da sizde yazdıklarım gibi olacaksınızı. Sadece Mehdi için bile okumaya değer bir kitap…

    Hazel’de ki gibi şaşıracaksınız, üzüleceksiniz, yeri geldiğinde güleceksiniz, güveneceksiniz ve en önemlisi aşık olacaksınız. Ama bu sefer Ali’ye değil Ali’nin Dostum dediği, güvendiği, her şeyini ona emanet ettiği ŞAHİN’e.

    Şahin Ali’nin en değerlisi, bir bakıyorsun Ali karşında, bir bakıyorsun öyle bir değişiyor ki tanıyamıyorsun ama Ali kadar da seviyorsun. Ben de çok sevdim Şahin’i onunla birlikte kızdım, bağırdım, üzüldüm, güvendim. Şahin’i sizde okuduğunuz da benim gibi düşüneceksiniz ve seveceksiniz.

    Mehdi’de çok sevdiğim bir diğer kişide MİRZA. Şahin’in kendi canını ve sevdiklerini emanet ettiği tek kişi. Mirza’ya çok güveneceksiniz ve çok seveceksiniz tek söyleyeceğim bu. İbrahim Efendi’nin anlattıklarına öğle bir bağlanacaksınız ki keşke öyle bir Efendi gelip de beni bulsa diyeceksiniz ben çok dedim…

    Korkmayın, üzülmeyin Ali Aşiroğlu Mehdi’de de var hele ki yine gönlümü fethetti hayranlığım kat ve kat arttı çünkü Ali HAZEL’ini hiç unutmadı hep aradı, aradı ve aradı buldu mu bu sorunun cevabını Mehdi veriyor size, ben değil.

    Mehdi’yi okuduğum da aklımda ki hep buydu ‘Kübra Mehdi kurgu’ ama yazarımız öyle bir yazmış ki kurgu olduğunu bir an unutuyor insan çünkü ben unuttum. Okuduğum da şok oldum, “Hadi canım.” “Yok artık.” dedim ama sonunu okuduğum da bu sözlerin hiç biri aklıma gelmedi çünkü beynim duydu diyebilirim evet ciddiyim beynim durdu. Yazarımız öyle bir yazmış ki kesinlikle beyinler durduruyor ve yazara öyle bir hayran kalıyorsunuz ki benim gibi ben artık başka kitap okumam diyebilirsiniz. :)

    Size Tayfun şahin’in bana üstüne basa, basa söylediği sözü söylemek istiyorum.
    “MEHDİ’NİN SONUNU NE OKUYUN NE DE BAKIN.” Evet çok doğru söylemiş ben Mehdi’yi bitirdiğim de anladım. SAKIN, SAKIN NE BAKIN NE OKUYUN!!!

    Mehdi’de ağladım hem de çok Hazel gerçekti ve içime öyle bir işlemişti çok ağladım yok ben daha ağlamam dedim ama bu gözlerde yaş durur mu HAYIIRR!! Başladım ağlamaya kitabın sonuna daha varken git gide ağlamalarım hıçkırıklara dönüşüverdi bir an duruyorum olaylar yine şok etkisi yapıyor ama yeniden hıçkırıklara dönüşüyor. Yanınızdan selpaklarınızı ayırmayın değerli Mehdi okuyucuları…

    Şiddetle, kesinlikle Mehdi’yi Hazel kadar öneriyorum alın okuyun ve benim gibi yorumlarınızı eksik etmeyin. Okuyup bitirdikten sonra “VAY BEE.” demeyi de sakın unutmayın.

    Vee en çok övgüleri hak eden yazarımıza geldi sıra. Tayfun Şahin sana ne söyleyebilirim ki harikasın, muhteşemsin Mehdi’yi öyle bir kurgulamışsın ki diğer okuduğum yazarlar sana şapka çıkarırlar şaka yapmıyorum son derece ciddiyim. Lütfen biz okuyucularını en kısa zaman da B’AŞK’AN’a kavuştur. İYİ Kİ VARSIN… ♥

    Yorumumu yine bir alıntı yaparak bitirmek istiyorum. Mehdi’de beni en çok etkileyen, kalbimden vuran yerdi sizi de çok etkileyeceğini düşünüyorum…

    “…Kaldır başını sen espri anlayışını kaybetmişsin. Hazel olsa bu esprileri o yapsa böyle davranmazdın değil mi?
    İrkildi. Hazel’in adını duymak bile ona heyecan vermişti.
    Kalbi daha başka atıyordu sanki. Efendisinin gözlerine bakıyordu. Sohbetin, Hazel ile devam etmesini istiyordu. İbrahim Efendi gözleri ile ilahi söyleyenlere bakıyordu.
    - Hiç sormadım sana, dünyada hangi tür müzikleri dinliyordun?
    Hazel’in devamı gelmemesine üzülmüştü. Derin bir iç çekti, mırıldandı…
    -Benim için o dünya, bu dünya fark etmez efendim. Yetmiş bin dünya görsem duyup duyabileceğim en güzel ritim başımı göğsüne koyduğumda benim için atan o kalbin sesiydi.
    İbrahim Efendi Ali’yi süzdü. içindeki aşkı ve ondan büyük olan çaresizliği hissetti.
    -Ali, Allah C. C. buyurur ki, neyi benden daha çok severseniz ben onu elinizden alırım…”

  12. şenay seçkin diyor ki:

    bu iki kitabı okumayan ( ben de dahil ) kitap okuyorum demesin!

Yorum Yapın

haberler haberler