<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Hazel&#8230; yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.tayfunsahin.com/hazel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tayfunsahin.com/hazel/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 11:56:26 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
	<item>
		<title>Yazar: ASLIHAN SEDEF</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/hazel/comment-page-2/#comment-752</link>
		<dc:creator>ASLIHAN SEDEF</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Feb 2012 11:56:26 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=201#comment-752</guid>
		<description>Ne diyeceğimi bilemiyorum. Gerçekten çok güzeldi  . Başında , ortasında , sonunda kalbim durdu . Zaman nasıl geçti anlamadım , bana seslenenleri duymadım kayboldum sayfalarda.
Her kelimede her satırda kendimi orada Ali’nin Hazel’in yakınında hissettim. İnsanın kendi gerçekliğine ulaşması için bazı deyimler yaşaması lazım .Ali de bu deneyimleri  yaşadı  . Aşk hiç beklemediği bir anda  ona  göre dünyalar güzeli sevilmesinin zamanı olamayacak ama canını daha sonra çok yakacak Hazel’le geldi.
 Hazel bir başkaydı,adım adım onu keşfetti başkasına yakışmaz dediği her duyguyu her davranışı ona yakıştırdı. Kendi kendine olmaz bu aradaki yaş farkı ne olacak dedi ama gönlü dinlemeden aklının rayından çıkmıştı bir kere Sesini duymalı kokusunu hissetmeliydi. Anladı ki onsuz geçmiyor bir an. Defalarca sevdiğini söyledi ona. Ama Hazel bir türlü ona yaklaşamadı gerçekten sevdiğini hissettiremedi . Ali uğradığı hayal kırıklıklarıyla huzur bulduğu limanına annesine ,ailesine , Tekirdağ’a sığındı. Bir umut verecek kelimede Hazel’ e inandı, döndü. Sevmediği neskafeyi onun elinden paylaştı içti. Bu küçük kız onun yüreğine işlemişti. Kopamıyordu ki. Hazel ise bambaşka bir dünyadaydı sanki inanamıyordu bu aşka, aşkı bulduğunu düşündüğü adama . Anları ayrı geçmiyordu , herkes onlar mutlu olsun istiyor , biz sizin aşkınız gibi görmedik diyordu .
Ama zorluklar ,ihanetler  peşini bırakmadı sınandı.Medyadaki güçlü  ama bir o kadar da sahtekar  rakibi İsmet Kartal onu bitirmek için elinden geleni yaptı. En güvendiği insanlarla yaraladı onu . Ama Ali pes etmedi hem kendisi hem Hazel’i için . Bir gün şirket  yok yere kardeşi yerine koyduğu Ege’nin ona yaptığı çok büyük bir hata yüzünden elinden  gitti. Sadece ufak bir parça kaldı. Evine haciz geldi. Aldırmadı .Benim elimde ufak da olsa bir şeyler var Hazelim ne olur dedi. Büyük bir savaş verdi hayata karşı ,kazandı ama aklının her satırında hep hazel vardı. Ayrılık vurdu onları . Ali zor zamanlarında ona dayanma gücü veren Süreyya ile bir yuva kurdu .Hazel’e ne olduğunu söylemeyeceğim okuyun siz içiniz tarif edebilirse edin.Ali için zaman mekan kavramı yoktu artık . Yaşıyordu kızı için, ailesi için .
Belki diğer okuyanlar Hazel’i suçlamış yargılamıştır ama ben yapamadım çok üzüldüm haketmedi yaşananları ben gerçekten ne yapmış olursa olsun çok sevdiğine inanıyorum . 
İmza gününde okumamış biri olarak o gün konuşulan çoğu şey bir yapbozun parçaları gibi aklımda yerine oturdu. Mantı için kullanacağım tek araç bundan sonra parmaklarımdır :) Annem bundan pek memnun olmayacak ama ona da okuttuğum zaman o da bu şekilde yapacak eminim. Ayrıca yakında beyazperdede görecek  olmak  ayrıca  heyecanlandırıyor  beni. Aslında yazmak istediğim o kadar çok şey var ki… Bunlar sadece minik bir kısmı . Ama kitabın büyüsünü bozmak istemiyorum eliniz bu kitabı almaya gitsin . Siz de bu tarif edilemez duyguları yaşayın istiyorum . Buradan serpil ablama çook teşekkür ediyorum  o güzel yorumu için :)
Ve yazarıma ,  admini çook teşekkür eder o güzel yüreği  için yazdıkları için. 
Takipçisiyim bundan sonra :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ne diyeceğimi bilemiyorum. Gerçekten çok güzeldi  . Başında , ortasında , sonunda kalbim durdu . Zaman nasıl geçti anlamadım , bana seslenenleri duymadım kayboldum sayfalarda.<br />
Her kelimede her satırda kendimi orada Ali’nin Hazel’in yakınında hissettim. İnsanın kendi gerçekliğine ulaşması için bazı deyimler yaşaması lazım .Ali de bu deneyimleri  yaşadı  . Aşk hiç beklemediği bir anda  ona  göre dünyalar güzeli sevilmesinin zamanı olamayacak ama canını daha sonra çok yakacak Hazel’le geldi.<br />
 Hazel bir başkaydı,adım adım onu keşfetti başkasına yakışmaz dediği her duyguyu her davranışı ona yakıştırdı. Kendi kendine olmaz bu aradaki yaş farkı ne olacak dedi ama gönlü dinlemeden aklının rayından çıkmıştı bir kere Sesini duymalı kokusunu hissetmeliydi. Anladı ki onsuz geçmiyor bir an. Defalarca sevdiğini söyledi ona. Ama Hazel bir türlü ona yaklaşamadı gerçekten sevdiğini hissettiremedi . Ali uğradığı hayal kırıklıklarıyla huzur bulduğu limanına annesine ,ailesine , Tekirdağ’a sığındı. Bir umut verecek kelimede Hazel’ e inandı, döndü. Sevmediği neskafeyi onun elinden paylaştı içti. Bu küçük kız onun yüreğine işlemişti. Kopamıyordu ki. Hazel ise bambaşka bir dünyadaydı sanki inanamıyordu bu aşka, aşkı bulduğunu düşündüğü adama . Anları ayrı geçmiyordu , herkes onlar mutlu olsun istiyor , biz sizin aşkınız gibi görmedik diyordu .<br />
Ama zorluklar ,ihanetler  peşini bırakmadı sınandı.Medyadaki güçlü  ama bir o kadar da sahtekar  rakibi İsmet Kartal onu bitirmek için elinden geleni yaptı. En güvendiği insanlarla yaraladı onu . Ama Ali pes etmedi hem kendisi hem Hazel’i için . Bir gün şirket  yok yere kardeşi yerine koyduğu Ege’nin ona yaptığı çok büyük bir hata yüzünden elinden  gitti. Sadece ufak bir parça kaldı. Evine haciz geldi. Aldırmadı .Benim elimde ufak da olsa bir şeyler var Hazelim ne olur dedi. Büyük bir savaş verdi hayata karşı ,kazandı ama aklının her satırında hep hazel vardı. Ayrılık vurdu onları . Ali zor zamanlarında ona dayanma gücü veren Süreyya ile bir yuva kurdu .Hazel’e ne olduğunu söylemeyeceğim okuyun siz içiniz tarif edebilirse edin.Ali için zaman mekan kavramı yoktu artık . Yaşıyordu kızı için, ailesi için .<br />
Belki diğer okuyanlar Hazel’i suçlamış yargılamıştır ama ben yapamadım çok üzüldüm haketmedi yaşananları ben gerçekten ne yapmış olursa olsun çok sevdiğine inanıyorum .<br />
İmza gününde okumamış biri olarak o gün konuşulan çoğu şey bir yapbozun parçaları gibi aklımda yerine oturdu. Mantı için kullanacağım tek araç bundan sonra parmaklarımdır <img src='http://www.tayfunsahin.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Annem bundan pek memnun olmayacak ama ona da okuttuğum zaman o da bu şekilde yapacak eminim. Ayrıca yakında beyazperdede görecek  olmak  ayrıca  heyecanlandırıyor  beni. Aslında yazmak istediğim o kadar çok şey var ki… Bunlar sadece minik bir kısmı . Ama kitabın büyüsünü bozmak istemiyorum eliniz bu kitabı almaya gitsin . Siz de bu tarif edilemez duyguları yaşayın istiyorum . Buradan serpil ablama çook teşekkür ediyorum  o güzel yorumu için <img src='http://www.tayfunsahin.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
Ve yazarıma ,  admini çook teşekkür eder o güzel yüreği  için yazdıkları için.<br />
Takipçisiyim bundan sonra <img src='http://www.tayfunsahin.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Sema Beyaz</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/hazel/comment-page-2/#comment-748</link>
		<dc:creator>Sema Beyaz</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 04:46:27 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=201#comment-748</guid>
		<description>Vee şuan itibari ile HAZEL bitti..
Yok aslında kitap bitmekle kalmadı beni de bitirdi..Hakkında söylenen herşey o kadar doğruydu ki bence az bile söylemişler..
Kitabı okurken kendimi kaybettim.. Yemek yemek uyumak bile boşa zaman kaybetmek gibi geldi.(Annem bir ara iyice endişe etti benden gece saat 3&#039;e kadar okuduğumu düşünürsek çokta normaldi sanırım) Sayfalar öyle akıcıydı ki sonuna nasıl geldim o an düşünemedim bile..
Kocaman bir boşlukla beraber sorularım kaldı geride..

Ali Aşiroğlu..
Benim kelimelerim anlatmaya yetmez, cümlelerim eksik kalır biliyorum..Öyle şeyler yaptı.. Öyle bir Aşktı O&#039;nun ki..
Bir insan kendini üzen birine her defasında aynı şekilde kapılarını açar mı?diye çok sordum..Ama bu Ali ise oluyormuş bunu ögrendim..
Söylüyorum bazen çok kızdım Ali&#039;ye..

Hazel..
Yok onun için çok şey söyleyebilirim ama içime atıyorum..O&#039;na kızmadım kızgınlık hafif kalır çünkü..Neden ya neden diye haykırmak istedim çoğu sayfa da..
İtiraf da ediyorum kıskandım Hazel&#039;i ,ya kim kıskanmaz ki..Bi ara neredeyse bulup bi güzel konuşsam keşke dediğim de oldu :)(Tabi ne şekilde konuşurdum işte orasını bilmiyorum)

Kitapta öyle dönüm noktaları vardi..Hah şimdi anlayacak! yok yok şimdi başka şekilde davranacak! dedim..Ama hiç düşündüğüm istediğim gibi olmadı..

İmza etkinliğinde söyledikleri bir şey vardı.“Kitabı eline aldığında merakına yenilip direk sonunu okuma sakın” demişlerdi.Bende dinledim.İyi ki öyle yapmışım ne diyim :)
Bu kitapla tanışmama vesile olan yorumu için Serpil Kır&#039;a kocaman teşekkür ediyorum.:)

Biliyorum bu kitap için söylenmesi gereken o kadar şey var ki....
HAZEL&#039;i yazdığı için Sevgili Yazarım Tayfun Şahin&#039;i Göklerden Alkışlıyorum veee En kocamından teşekkür ediyorum..
Tabi kendimi de okuma şansına erişen şanslı okuyucu ilan ediyorum :D

Her ne kadar imza etkinliğine Hazel&#039;i okumamış biri olarak katılmış olsamda ve bu konu da kendimi azıcık suçlu hissetsemde affedildim artık dimi :D

**Vee sırada MEHDİ var nedendir bilinmez daha bi merak ediyorum bu kitabı :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Vee şuan itibari ile HAZEL bitti..<br />
Yok aslında kitap bitmekle kalmadı beni de bitirdi..Hakkında söylenen herşey o kadar doğruydu ki bence az bile söylemişler..<br />
Kitabı okurken kendimi kaybettim.. Yemek yemek uyumak bile boşa zaman kaybetmek gibi geldi.(Annem bir ara iyice endişe etti benden gece saat 3&#8242;e kadar okuduğumu düşünürsek çokta normaldi sanırım) Sayfalar öyle akıcıydı ki sonuna nasıl geldim o an düşünemedim bile..<br />
Kocaman bir boşlukla beraber sorularım kaldı geride..</p>
<p>Ali Aşiroğlu..<br />
Benim kelimelerim anlatmaya yetmez, cümlelerim eksik kalır biliyorum..Öyle şeyler yaptı.. Öyle bir Aşktı O&#8217;nun ki..<br />
Bir insan kendini üzen birine her defasında aynı şekilde kapılarını açar mı?diye çok sordum..Ama bu Ali ise oluyormuş bunu ögrendim..<br />
Söylüyorum bazen çok kızdım Ali&#8217;ye..</p>
<p>Hazel..<br />
Yok onun için çok şey söyleyebilirim ama içime atıyorum..O&#8217;na kızmadım kızgınlık hafif kalır çünkü..Neden ya neden diye haykırmak istedim çoğu sayfa da..<br />
İtiraf da ediyorum kıskandım Hazel&#8217;i ,ya kim kıskanmaz ki..Bi ara neredeyse bulup bi güzel konuşsam keşke dediğim de oldu <img src='http://www.tayfunsahin.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> (Tabi ne şekilde konuşurdum işte orasını bilmiyorum)</p>
<p>Kitapta öyle dönüm noktaları vardi..Hah şimdi anlayacak! yok yok şimdi başka şekilde davranacak! dedim..Ama hiç düşündüğüm istediğim gibi olmadı..</p>
<p>İmza etkinliğinde söyledikleri bir şey vardı.“Kitabı eline aldığında merakına yenilip direk sonunu okuma sakın” demişlerdi.Bende dinledim.İyi ki öyle yapmışım ne diyim <img src='http://www.tayfunsahin.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
Bu kitapla tanışmama vesile olan yorumu için Serpil Kır&#8217;a kocaman teşekkür ediyorum.:)</p>
<p>Biliyorum bu kitap için söylenmesi gereken o kadar şey var ki&#8230;.<br />
HAZEL&#8217;i yazdığı için Sevgili Yazarım Tayfun Şahin&#8217;i Göklerden Alkışlıyorum veee En kocamından teşekkür ediyorum..<br />
Tabi kendimi de okuma şansına erişen şanslı okuyucu ilan ediyorum <img src='http://www.tayfunsahin.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Her ne kadar imza etkinliğine Hazel&#8217;i okumamış biri olarak katılmış olsamda ve bu konu da kendimi azıcık suçlu hissetsemde affedildim artık dimi <img src='http://www.tayfunsahin.com/wp-includes/images/smilies/icon_biggrin.gif' alt=':D' class='wp-smiley' /> </p>
<p>**Vee sırada MEHDİ var nedendir bilinmez daha bi merak ediyorum bu kitabı <img src='http://www.tayfunsahin.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Funda Kesküs</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/hazel/comment-page-2/#comment-747</link>
		<dc:creator>Funda Kesküs</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 06:48:21 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=201#comment-747</guid>
		<description>Hazel bitti... Kitabı okumamı şu kişi tavsiye etti diyemiyorum kitabı okuyup sayfalara yorum yapan herkese ve tüm kitap sayfaları yöneticilerine teşekkur ediyorum. Kitabı onlar sayesinde tanıdım ve o kadar merak ettim ki &gt;kızım funda bu kitabı okumazsan çok şey kaybedeceksın dedim ve kitabın siparişinı verdim öyle büyülü bir kitap ki daha gelmeden esiri oldum üç gün nasıl sabrettim Allah bilir.Ve kitap sonunda geldi bitti ... Ama tam manası ile beni de bitirdi... Hala ağlıyorum ne yazmalıyım nasıl anlatmalıyım bu kitabı bilmiyorum gerçeküstü bir duygu bu yani tarif edemiyorum. Göğüs kafesim Ali&#039;nin adını andıkca sıkışıyor: Hıçkıra hıçkıra ağlayamak geliyor icimden... Beni aglatan ne inanin çözemiyorum.Ah hazel Ahhh... Ali Ali Ali O nasıl bir aşk nasıl bir insanlık örneği. Bazen çok kızdım yeter be Ali abartıyorsun artık deyip kapadım kitabı sonra tekrar tekrar okudum satırları. Tam beş saatte bitirdim sadece arada yok canım ya imkansız hadi ya demek için durdum... Okuyanları ve o devasa yorumları anlamak istiyordum hissettikleri duyguyu hisseder miyim diye çok tereddüt ettim ama o kadar çok hissettim o kadar çok yaşadım ki sanki Ali ile Hazel karşımda onları izliyorum.Kitabı okumadım sanki birebir yaşadım bi Ali oldum bi Hazel... Ali;Bambaşka bir karakter aslında onun yaşında aşık olan erkeklere takıntıli gözüyle bakıyorum ben yakıştırmıyorum. Ali&#039;ye de o yüzden çok kızdım kimi bölümler de ama onda aşk o kadar güzel duruyordu ki . . . Off yazacak o kadar çok şey var ki keşke herkes kitabı okumuş olsaydı ve oturup saatlerce Ali&#039;yi Hazel&#039;i konuşsaydık.....</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hazel bitti&#8230; Kitabı okumamı şu kişi tavsiye etti diyemiyorum kitabı okuyup sayfalara yorum yapan herkese ve tüm kitap sayfaları yöneticilerine teşekkur ediyorum. Kitabı onlar sayesinde tanıdım ve o kadar merak ettim ki &gt;kızım funda bu kitabı okumazsan çok şey kaybedeceksın dedim ve kitabın siparişinı verdim öyle büyülü bir kitap ki daha gelmeden esiri oldum üç gün nasıl sabrettim Allah bilir.Ve kitap sonunda geldi bitti &#8230; Ama tam manası ile beni de bitirdi&#8230; Hala ağlıyorum ne yazmalıyım nasıl anlatmalıyım bu kitabı bilmiyorum gerçeküstü bir duygu bu yani tarif edemiyorum. Göğüs kafesim Ali&#8217;nin adını andıkca sıkışıyor: Hıçkıra hıçkıra ağlayamak geliyor icimden&#8230; Beni aglatan ne inanin çözemiyorum.Ah hazel Ahhh&#8230; Ali Ali Ali O nasıl bir aşk nasıl bir insanlık örneği. Bazen çok kızdım yeter be Ali abartıyorsun artık deyip kapadım kitabı sonra tekrar tekrar okudum satırları. Tam beş saatte bitirdim sadece arada yok canım ya imkansız hadi ya demek için durdum&#8230; Okuyanları ve o devasa yorumları anlamak istiyordum hissettikleri duyguyu hisseder miyim diye çok tereddüt ettim ama o kadar çok hissettim o kadar çok yaşadım ki sanki Ali ile Hazel karşımda onları izliyorum.Kitabı okumadım sanki birebir yaşadım bi Ali oldum bi Hazel&#8230; Ali;Bambaşka bir karakter aslında onun yaşında aşık olan erkeklere takıntıli gözüyle bakıyorum ben yakıştırmıyorum. Ali&#8217;ye de o yüzden çok kızdım kimi bölümler de ama onda aşk o kadar güzel duruyordu ki . . . Off yazacak o kadar çok şey var ki keşke herkes kitabı okumuş olsaydı ve oturup saatlerce Ali&#8217;yi Hazel&#8217;i konuşsaydık&#8230;..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Arda Deliismail</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/hazel/comment-page-2/#comment-745</link>
		<dc:creator>Arda Deliismail</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 18:54:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=201#comment-745</guid>
		<description>Hazel bitti. Ama bende bittim. Bitmeseydi keşke.

Ahh diyorum bu hikaye çok etkiledi beni. Kendim yaşadım sanki. Duygu patlaması yaşadım.
Hazelin dediği gibi Ahhh Ali gibi birinin sevgisini kim istemez ki? Aşk mı ihanet ? Hangisi daha kötü? ( Şuan aşık olmak istemiyorum evet karar verdim istemiyorum ama bu işler bizim elimizde değil ki... )
Yazara çoookk teşekkürler bu kitabı bizlerle paylaştığı için..
Tayfun Şahin sen nasıl bir yazarsın ? =)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hazel bitti. Ama bende bittim. Bitmeseydi keşke.</p>
<p>Ahh diyorum bu hikaye çok etkiledi beni. Kendim yaşadım sanki. Duygu patlaması yaşadım.<br />
Hazelin dediği gibi Ahhh Ali gibi birinin sevgisini kim istemez ki? Aşk mı ihanet ? Hangisi daha kötü? ( Şuan aşık olmak istemiyorum evet karar verdim istemiyorum ama bu işler bizim elimizde değil ki&#8230; )<br />
Yazara çoookk teşekkürler bu kitabı bizlerle paylaştığı için..<br />
Tayfun Şahin sen nasıl bir yazarsın ? =)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Hazel olgun</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/hazel/comment-page-2/#comment-744</link>
		<dc:creator>Hazel olgun</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 19:07:04 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=201#comment-744</guid>
		<description>Ağlayarak okuduğum , kendimden bişeyler bulduğum , her sayfasında heycanlandığım, bazı sayfalarını defalarca okumaktan asla sıkılmadığım tek kitap . Sanırım hiç bir kitabı bu kadar benimsemedim. Tayfun Şahin yüreğine kalemine sağlık.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ağlayarak okuduğum , kendimden bişeyler bulduğum , her sayfasında heycanlandığım, bazı sayfalarını defalarca okumaktan asla sıkılmadığım tek kitap . Sanırım hiç bir kitabı bu kadar benimsemedim. Tayfun Şahin yüreğine kalemine sağlık.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Zeynep Şentürk</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/hazel/comment-page-2/#comment-743</link>
		<dc:creator>Zeynep Şentürk</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 19:05:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=201#comment-743</guid>
		<description>Şu saat itibariyle Hazel&#039;i bitirmiş bulunuyorum. Öncelikle şunu söylemeliyim ki okuması
kolay bir kitaptı. Zorlamadan ve kafa karıştırmadan sonuca ilerleyen bir kitap yazmış
Tayfun Şahin. Kitaba başlama nedenim aslında okuduğum kesitler olmasına rağmen şimdi
iyi ki başlamışım diyorum. Her karakter ayrı ayrı olabilecek en iyi şekilde bize yani
okuyucuya yansıtılmıştı. İlk sayfadan itibaren Ali&#039;nin aşkı beni sert vurdu. Yabancı
kitaplarda okumaya alışık olduğum bu aşık erkek karakteri bir Türk karakter olarak
okumak hem hoşuma gitti hem de bana Türkiye&#039;de de böyle karakterler olabilir yönünde
bir umut vermiş oldu. Ali&#039;ye en başta Göker&#039;e olan tavrı yüzünden kızsam da sonunda
kendini ziyadesiyle affettirmeyi başardı. Ali öyle bir erkek ki sevdiği kadın için
ikinci tercih olmaya ve beklemeye bile razı. Defalarca sevdiğini söylediği kızdan hiç
bir karşılık görememesine rağmen sonuna kadar direndi. Aşkına sahip çıktı. Her on sayfa
da bir içimi burkan bir olay yazmayı başarabilmiş yazarımız. Kitaba adını veren Hazel
beni Ali kadar etkilemeyi başaramadı. Karakterini finale kadar çözemedim. Gerçi Ege&#039;yi
de çözdüğümü pek söyleyemeyeceğim. Bu kitap bana birçok şey kattı ve öğretti. Hızla
verilen ön yargılarımı, insanlara olan güven azlığımı ve aşkın nasıl da büyük bir şey
olduğunu unuttuğumu fark etmemi sağladı. İçinde aşka ve sonunda düşülen yanılara dair
çok şey bulabileceğiniz bir kitap olmuş. İkinci kitabı okumak için daha son sayfada
büyük bir istek duymaya başladım. Umarım sizde okuyunca benim kadar keyif alırsınız ve
finali okuyunca duvara toslamış gibi hissedersiniz. Çünkü bazen duvara toslamak bile
güzel olabiliyor. Bu güzel kitabı bizimle paylaştığı için Tayfun Şahin&#039;e teşekkürler :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Şu saat itibariyle Hazel&#8217;i bitirmiş bulunuyorum. Öncelikle şunu söylemeliyim ki okuması<br />
kolay bir kitaptı. Zorlamadan ve kafa karıştırmadan sonuca ilerleyen bir kitap yazmış<br />
Tayfun Şahin. Kitaba başlama nedenim aslında okuduğum kesitler olmasına rağmen şimdi<br />
iyi ki başlamışım diyorum. Her karakter ayrı ayrı olabilecek en iyi şekilde bize yani<br />
okuyucuya yansıtılmıştı. İlk sayfadan itibaren Ali&#8217;nin aşkı beni sert vurdu. Yabancı<br />
kitaplarda okumaya alışık olduğum bu aşık erkek karakteri bir Türk karakter olarak<br />
okumak hem hoşuma gitti hem de bana Türkiye&#8217;de de böyle karakterler olabilir yönünde<br />
bir umut vermiş oldu. Ali&#8217;ye en başta Göker&#8217;e olan tavrı yüzünden kızsam da sonunda<br />
kendini ziyadesiyle affettirmeyi başardı. Ali öyle bir erkek ki sevdiği kadın için<br />
ikinci tercih olmaya ve beklemeye bile razı. Defalarca sevdiğini söylediği kızdan hiç<br />
bir karşılık görememesine rağmen sonuna kadar direndi. Aşkına sahip çıktı. Her on sayfa<br />
da bir içimi burkan bir olay yazmayı başarabilmiş yazarımız. Kitaba adını veren Hazel<br />
beni Ali kadar etkilemeyi başaramadı. Karakterini finale kadar çözemedim. Gerçi Ege&#8217;yi<br />
de çözdüğümü pek söyleyemeyeceğim. Bu kitap bana birçok şey kattı ve öğretti. Hızla<br />
verilen ön yargılarımı, insanlara olan güven azlığımı ve aşkın nasıl da büyük bir şey<br />
olduğunu unuttuğumu fark etmemi sağladı. İçinde aşka ve sonunda düşülen yanılara dair<br />
çok şey bulabileceğiniz bir kitap olmuş. İkinci kitabı okumak için daha son sayfada<br />
büyük bir istek duymaya başladım. Umarım sizde okuyunca benim kadar keyif alırsınız ve<br />
finali okuyunca duvara toslamış gibi hissedersiniz. Çünkü bazen duvara toslamak bile<br />
güzel olabiliyor. Bu güzel kitabı bizimle paylaştığı için Tayfun Şahin&#8217;e teşekkürler <img src='http://www.tayfunsahin.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Bilge Sinan</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/hazel/comment-page-2/#comment-742</link>
		<dc:creator>Bilge Sinan</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 21:59:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=201#comment-742</guid>
		<description>Bir erkek bir kadını ancak bu kadar 
sever. Özlemek ancak bu kadar olur. 
Hazel; bir kadın, bir yar olarak ancak bu kadar sevilir. Anladığım kadarıyla gerçek bir hikaye...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bir erkek bir kadını ancak bu kadar<br />
sever. Özlemek ancak bu kadar olur.<br />
Hazel; bir kadın, bir yar olarak ancak bu kadar sevilir. Anladığım kadarıyla gerçek bir hikaye&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: serpil kır</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/hazel/comment-page-2/#comment-740</link>
		<dc:creator>serpil kır</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 21:36:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=201#comment-740</guid>
		<description>HAZEL__TAYFUN ŞAHİN......

Hiç tereddüt etmeden aldığım ve okumak için doğru zamanı beklediğim kitap !
ilk defa yorum yazarken hiç birşey yazmak gelmiyor içimden...yanlış birşey söylerim de Aşiroğlu Ali yi incitirim diye korkuyorum sanırım....

Ali Aşiroğlu ! 37 yaşında,dergi,gazete ve kanal sahibi,çalışanları tarafından sevilen ama sert,yüzü gülmeyen,haksızlığa tahamülsüz,nescafe içmeyen, yalandan nefret eden... heleki yalandan neden nefret ettiğinin nedenini bir bilseniz kahrolursunuz...
pazar günlerini takviminden çıkartan ve sadece haftnın altı gününü yaşıyan...

&#039;&#039;eğer beni terkedeceksen Pazar günü terk et Hazel ! hayatımdam başka birgünü daha çıkartmaya dayanamam&#039;&#039; demişti Aşiroğlu...

daha neler söylemediki,bir insan aşkın son halini görmenin nasıl bir duygu olduğunu bilemezken gözü kapalı aşık olabilrmi? hiç tereddütsüz,sorgusuz sualsiz,hayatını adadığı işini dergisini,küçük bir kıza duydugu saf aşkının berraklığında nasıl geri plana atar... ve neden gerçekleri görmüyor dediğiniz anlardan sonra,işte tam da bu kısımda ! Aşiroğlu Ali&#039;nin kapalı olanın gözleri değil,gerçeklere kapattığı yüreğinin olduğunu ve sadece bunu Hazele açtığını okuyorsunuz....

Ali Aşiroğlu__8 yıl içinde kazandığı başarılarla medyada isim yapmış bir adam...
dostu olarak gördüğü bir kaç kişinin haricinde birde düşmanı varkı akıllara zarar...
Tek sığınağı Tekirdağ...aklı karıştığında yada kaçmak istediğinde gittiği bir adres daha var,annesinin mezarı....bir c.tesi günü şirketin ofisinde uyandığında kulağına bir şarkı mırıltısı gelir,kapı aralığından baktığında,cennet gözlü bir kızın klimanın kumandasını mikrofon yapıp şarkı söylediğini gördüğü anda nerden bilebilirdi hayatının o an değişeceğini...

Hazel__tv ve sinemada okuyan üniversite 3.sınıf öğrencisi... stajer için başvuru yaptığında kabul edileceğine hiç ihtimal vermiyordu ama şans yüzüne güldü ve CEP şirketlerinde stajer olarak işe başladı...herkes başkanlarından korkarken o en şirin haliyle kendini sevdirmeyi başardı...hemde nasıl sevdirdi...bu başarından dolayı seni galakside alkışlıyorum HAZEL !!!!!

konusunu bu kadar anlatacağım...şimdi bile yazarken aklıma aralarında geçen dialogları hatırlıyorumda yüzüme hüzünlü bir tebessümün düşmesine engel olamıyorum....keşke,keşke herşey Aşiroğlu için daha farklı olsaydı...ve keşke aşkının ne kadar değerli olduğunu o da bilebilseydi...

şimdi muhtemelen neden hep Aliyi anlattığımı düşüneceksiniz !!!! inanın saatlerce yazabilirim,anlatabilirim ve dertleşebilirim onu...

&#039;&#039;Ali boğaza doğru bakıyor, hiç konuşmuyordu. Sessizliği Naşide bozdu; ”Güzel kız Hazel, ama şunu unutma, kalp dediğin belki bin kez vurur, ama bir kez durur.” Ali gözlerini Naşide’ye çevirdi. Sonra yine denize bakarak mırıldandı, ”Bin kez vurduğu da O olsun… Bir kez durduğu da…”

bunları söylyen adam anlatılmazmı?

kitabın sonunu elbette anlatmıycam,söyleyebilceğim tek şey,akıllara zarar bir kurgu,ve akıllara zarar bir son...ne ne zaman oldu,neyi ne zaman anladı sorularının cevabını,geriye bakıp okuduklarınızı hatırlayınca anlıyorsunuz.... ve elbette serinin ikinci kitabınıda alıp okuyacağım...çünkü en mutlu sonların olduğu gibi,en vurucu sonlarında bir devamı olmalı....

bana yerli bir yazarı daha sevdirdiği için ve paylaşımını yaptığında,okurken içimde hissettiklerimi daha dün gibi hatırladığım ve okumama vesile olan sevgili ESMA MERİÇ arkadaşıma teşekkür ediyorum...

eğer ALİ AŞİROĞLU ile tanışmasaydım çok üzülürdüm....

tavsiye kısmına gelince....
sinirleneceğiniz,ağlamaklı olacağınız,güleceğiniz,hüzünleneceğiniz çok sahnelerle karşılaşacaksınız...hiç bir şey olmasada Aşiroğlu ile tanışacaksınız...ve aşkın bir insanı ne hallere koyacağını göreceksiniz...
izin verirseniz yine Alinin sözleriyle noktalayacağım satırlarımı....

Ali Hazelin gözlerine baktı.Kokusunu yine hissetti.
&#039;&#039;_Sen Hazel.Sen,İsrafil&#039;in üflediği Sur kadar kıyametler koparıyorsun içimde.Düdük nedir ki? Senin gittiğin gün benim bittiğim gündür.&#039;&#039;

sevgilerle...
SeRpiL...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>HAZEL__TAYFUN ŞAHİN&#8230;&#8230;</p>
<p>Hiç tereddüt etmeden aldığım ve okumak için doğru zamanı beklediğim kitap !<br />
ilk defa yorum yazarken hiç birşey yazmak gelmiyor içimden&#8230;yanlış birşey söylerim de Aşiroğlu Ali yi incitirim diye korkuyorum sanırım&#8230;.</p>
<p>Ali Aşiroğlu ! 37 yaşında,dergi,gazete ve kanal sahibi,çalışanları tarafından sevilen ama sert,yüzü gülmeyen,haksızlığa tahamülsüz,nescafe içmeyen, yalandan nefret eden&#8230; heleki yalandan neden nefret ettiğinin nedenini bir bilseniz kahrolursunuz&#8230;<br />
pazar günlerini takviminden çıkartan ve sadece haftnın altı gününü yaşıyan&#8230;</p>
<p>&#8221;eğer beni terkedeceksen Pazar günü terk et Hazel ! hayatımdam başka birgünü daha çıkartmaya dayanamam&#8221; demişti Aşiroğlu&#8230;</p>
<p>daha neler söylemediki,bir insan aşkın son halini görmenin nasıl bir duygu olduğunu bilemezken gözü kapalı aşık olabilrmi? hiç tereddütsüz,sorgusuz sualsiz,hayatını adadığı işini dergisini,küçük bir kıza duydugu saf aşkının berraklığında nasıl geri plana atar&#8230; ve neden gerçekleri görmüyor dediğiniz anlardan sonra,işte tam da bu kısımda ! Aşiroğlu Ali&#8217;nin kapalı olanın gözleri değil,gerçeklere kapattığı yüreğinin olduğunu ve sadece bunu Hazele açtığını okuyorsunuz&#8230;.</p>
<p>Ali Aşiroğlu__8 yıl içinde kazandığı başarılarla medyada isim yapmış bir adam&#8230;<br />
dostu olarak gördüğü bir kaç kişinin haricinde birde düşmanı varkı akıllara zarar&#8230;<br />
Tek sığınağı Tekirdağ&#8230;aklı karıştığında yada kaçmak istediğinde gittiği bir adres daha var,annesinin mezarı&#8230;.bir c.tesi günü şirketin ofisinde uyandığında kulağına bir şarkı mırıltısı gelir,kapı aralığından baktığında,cennet gözlü bir kızın klimanın kumandasını mikrofon yapıp şarkı söylediğini gördüğü anda nerden bilebilirdi hayatının o an değişeceğini&#8230;</p>
<p>Hazel__tv ve sinemada okuyan üniversite 3.sınıf öğrencisi&#8230; stajer için başvuru yaptığında kabul edileceğine hiç ihtimal vermiyordu ama şans yüzüne güldü ve CEP şirketlerinde stajer olarak işe başladı&#8230;herkes başkanlarından korkarken o en şirin haliyle kendini sevdirmeyi başardı&#8230;hemde nasıl sevdirdi&#8230;bu başarından dolayı seni galakside alkışlıyorum HAZEL !!!!!</p>
<p>konusunu bu kadar anlatacağım&#8230;şimdi bile yazarken aklıma aralarında geçen dialogları hatırlıyorumda yüzüme hüzünlü bir tebessümün düşmesine engel olamıyorum&#8230;.keşke,keşke herşey Aşiroğlu için daha farklı olsaydı&#8230;ve keşke aşkının ne kadar değerli olduğunu o da bilebilseydi&#8230;</p>
<p>şimdi muhtemelen neden hep Aliyi anlattığımı düşüneceksiniz !!!! inanın saatlerce yazabilirim,anlatabilirim ve dertleşebilirim onu&#8230;</p>
<p>&#8221;Ali boğaza doğru bakıyor, hiç konuşmuyordu. Sessizliği Naşide bozdu; ”Güzel kız Hazel, ama şunu unutma, kalp dediğin belki bin kez vurur, ama bir kez durur.” Ali gözlerini Naşide’ye çevirdi. Sonra yine denize bakarak mırıldandı, ”Bin kez vurduğu da O olsun… Bir kez durduğu da…”</p>
<p>bunları söylyen adam anlatılmazmı?</p>
<p>kitabın sonunu elbette anlatmıycam,söyleyebilceğim tek şey,akıllara zarar bir kurgu,ve akıllara zarar bir son&#8230;ne ne zaman oldu,neyi ne zaman anladı sorularının cevabını,geriye bakıp okuduklarınızı hatırlayınca anlıyorsunuz&#8230;. ve elbette serinin ikinci kitabınıda alıp okuyacağım&#8230;çünkü en mutlu sonların olduğu gibi,en vurucu sonlarında bir devamı olmalı&#8230;.</p>
<p>bana yerli bir yazarı daha sevdirdiği için ve paylaşımını yaptığında,okurken içimde hissettiklerimi daha dün gibi hatırladığım ve okumama vesile olan sevgili ESMA MERİÇ arkadaşıma teşekkür ediyorum&#8230;</p>
<p>eğer ALİ AŞİROĞLU ile tanışmasaydım çok üzülürdüm&#8230;.</p>
<p>tavsiye kısmına gelince&#8230;.<br />
sinirleneceğiniz,ağlamaklı olacağınız,güleceğiniz,hüzünleneceğiniz çok sahnelerle karşılaşacaksınız&#8230;hiç bir şey olmasada Aşiroğlu ile tanışacaksınız&#8230;ve aşkın bir insanı ne hallere koyacağını göreceksiniz&#8230;<br />
izin verirseniz yine Alinin sözleriyle noktalayacağım satırlarımı&#8230;.</p>
<p>Ali Hazelin gözlerine baktı.Kokusunu yine hissetti.<br />
&#8221;_Sen Hazel.Sen,İsrafil&#8217;in üflediği Sur kadar kıyametler koparıyorsun içimde.Düdük nedir ki? Senin gittiğin gün benim bittiğim gündür.&#8221;</p>
<p>sevgilerle&#8230;<br />
SeRpiL&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Kübra Ercan</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/hazel/comment-page-2/#comment-734</link>
		<dc:creator>Kübra Ercan</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Jan 2012 17:41:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=201#comment-734</guid>
		<description>Bir insan aşkı için neleri göze alır?

Eğer o kişi Ali Aşiroğlu ise her şeyi ama “HER ŞEYİ” göze alır!!

Unutun aklınızda ki bütün o basit, sıradan aşkları size Ali Aşirğoğlu’nun yüreğinden bir türlü atamadığı, aşkı için, Hazel’i için kendi canını bile verebileceği aşkına davet ediyorum…

“…İnsanı sadece en yakınındaki yok eder…”

Evet ben Hazel’de anladım ki gerçekten insanı en yakınındaki yok ediyor…

HAZEL’i okurken her şeyi sorgulayacaksınız, güleceksizin, mutlu olacaksınız, ‘Hadi canım’ diyeceksiniz, sitem edeceksiniz, ‘Neden’ diye hep soracaksınız ve en önemlisi ağlayacaksınız hem de öyle böyle değil hıçkıra, hıçkıra… Ali Aşiroğlu’nu çok mu çok seveceksiniz hele ki bir çalışanları var tek, tek bağrınıza basacaksınız. Tabii her kitap da kötü bir karakter vardır ama o kötülerle Ali’miz baş edecek sizlerin boğazlamasına gerek kalmayacak.


Ali Aşiroğlu namı diğer Başkan, Patron ve Mr. Aşiroğlu. Herkes, her şey onun emrinde o ise canını verebileceği kadar sevdiği Hazel’in emrinde. Onun için herkesi karşısına alan, sonucu ne olursa olsun aşkı için her şeyi yapan ve zerre kadar pişman olmayan “AŞIK” Ali Aşiroğlu. Onun Hazel’e olan aşkı başka hem de “BAMBAŞKA” okuduğunuz da ‘gerçekten bambaşka’ diyeceksiniz sizi temin ediyorum…
Başkanımız güldü, güldüm. Mutlu oldu, mutlu oldum. Ağladı ki çok sıktı kendini ağlamamak için ama o öyle bir aşık ki tutamadı kendini ağladı tabii bende o ağladığı için hıçkıra, hıçkıra içimde kıyametler kopararak ağladım ama hiç isyan etmedi sadece sevdi ve sevgisine karşılık bekledi…

“Sen Hazel…
Sen israfil’in üflediği Sur kadar kıyametler koparıyorsun içimde…”

Gelelim Ali’mize hayatında nefret ettiği neskafeyi bile içiren görebilmek için her seferinde neskafeyi içmek için zaman kollayan, bahane arayan güzeller, güzeli(!!!) Hazel’e.
Şimdi Hazel hakkında benden yorum bekliyorsunuz biliyorum. Aslında çok şey söylemek istiyorum ama susmalıyım. Hazel’i siz değerli okuyucuların yorumuna bırakıyorum. Siz tanıyın Ali Aşiroğlun’u mecnun yapan kızımızı…

Size bu kitabı öneriyorum çünkü Ali Aşiroğlunun aşkına ‘Vay bee’ demeniz için, şok olmanız için, yakınınızda ki kişiye güvenebilmeniz için, AŞKI bu kitap da yaşamanız için şiddetle ÖNERİYORUM... Alın ve okuyun hiç mi hiç pişman olmayacaksınız sadece “Neden bu zamana kadar okumadım’ diye pişman olacaksınız onu da zaten HAZEL’imiz telafi edecek…

HAZEL’imizi bize bahşeden Tayfun Şahin’e o kadar çok şey söylemek istiyorum ki, o bir harika, o bizi Ali Aşiroğlu’yla tanıştıran sevmemizi, saymamızı, bağlanmamızı sağlayan muhteşem insan! Tayfun Bey sizi Neptün’de ve her yerde alkışlamak istiyorum tabii emeğinize ve bu kitabı biz okuyuculara yazdığınız için.

Emeğinize, yüreğinize sağlık. İyi ki varsınız… ♥ ♥

Son olarak ben hep hüzünlü, yürek burkan aşk kitaplarına ve o karakterin aşkına bir şarkı bulan ve o şarkıyı kitabın sonunda dinleyip, sonu her ne olursa olsun ağlayan biriyim fakat Ali Aşiroğlu’nun AŞKI o kadar büyük ki, aşkını yansıtan benim ağlamama yardımcı olacak o şarkıyı bulmadım. Çünkü, Ali Aşiroğlu’nun AŞKI öyle büyük ve muhteşem ki hiçbir şarkı onun AŞKINI yansıtamadı, yansıtamaz da…

Evet hayatım da ilk defa yorum yapıyorum umarım ilginizi çeken bir yorum olmuştur vee yorumumu okuduğunuz için size küçük bir alıntı yaparak yorumumu bitiriyorum…
“… -Hazel, diye başladı fısıldayarak:
-İster köyden gel, ister kırk yıllık şehirli ol. Ben seni bu halinle seviyorum. Zamansız, mekansız, sıfatsız. Bak bana; kos koca Ali Aşiroğlu, herkesin saygı duyduğu , parasının çok olduğu… Ama mutsuz. Dostsuz. Ben mutluluğu seninle buldum. Ne param yetti şimdiye kadar bunu bulmaya, ne gücüm. Seni tanıyınca geçen 37 yılın ne kadar boş olduğunu anladım. Üzerindeki kıyafetin önemi yok. Benim için değerli olan içindeki sensin.
Hazel başını Ali’nin omzuna koydu. İç çeke çeke ağlıyordu. Ali dudaklarını kızın kulağına yaklaştırdı. Sanki ses tonunu, oldukça dikkatli kullanıyordu.

-Bak dinle, dedi ve devam etti:
-Ben seni caddesiz, kaldırımsız
Ellerinde yüreğini sana uçuran
Yalın ayaklı bir çocuk saflığında
Ardından koşarcasına
Kainatın tüm ışıklarını söküp
Saçlarına takarcasına…
Kızın başını kaldırdı, gözlerini o kaybolup gittiği gözlere dikti ve sözlerini tamamladı.
-ve… Bir kez baktığım gözlerinde
Bin kez doğarcasına SEVİYORUM!”</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bir insan aşkı için neleri göze alır?</p>
<p>Eğer o kişi Ali Aşiroğlu ise her şeyi ama “HER ŞEYİ” göze alır!!</p>
<p>Unutun aklınızda ki bütün o basit, sıradan aşkları size Ali Aşirğoğlu’nun yüreğinden bir türlü atamadığı, aşkı için, Hazel’i için kendi canını bile verebileceği aşkına davet ediyorum…</p>
<p>“…İnsanı sadece en yakınındaki yok eder…”</p>
<p>Evet ben Hazel’de anladım ki gerçekten insanı en yakınındaki yok ediyor…</p>
<p>HAZEL’i okurken her şeyi sorgulayacaksınız, güleceksizin, mutlu olacaksınız, ‘Hadi canım’ diyeceksiniz, sitem edeceksiniz, ‘Neden’ diye hep soracaksınız ve en önemlisi ağlayacaksınız hem de öyle böyle değil hıçkıra, hıçkıra… Ali Aşiroğlu’nu çok mu çok seveceksiniz hele ki bir çalışanları var tek, tek bağrınıza basacaksınız. Tabii her kitap da kötü bir karakter vardır ama o kötülerle Ali’miz baş edecek sizlerin boğazlamasına gerek kalmayacak.</p>
<p>Ali Aşiroğlu namı diğer Başkan, Patron ve Mr. Aşiroğlu. Herkes, her şey onun emrinde o ise canını verebileceği kadar sevdiği Hazel’in emrinde. Onun için herkesi karşısına alan, sonucu ne olursa olsun aşkı için her şeyi yapan ve zerre kadar pişman olmayan “AŞIK” Ali Aşiroğlu. Onun Hazel’e olan aşkı başka hem de “BAMBAŞKA” okuduğunuz da ‘gerçekten bambaşka’ diyeceksiniz sizi temin ediyorum…<br />
Başkanımız güldü, güldüm. Mutlu oldu, mutlu oldum. Ağladı ki çok sıktı kendini ağlamamak için ama o öyle bir aşık ki tutamadı kendini ağladı tabii bende o ağladığı için hıçkıra, hıçkıra içimde kıyametler kopararak ağladım ama hiç isyan etmedi sadece sevdi ve sevgisine karşılık bekledi…</p>
<p>“Sen Hazel…<br />
Sen israfil’in üflediği Sur kadar kıyametler koparıyorsun içimde…”</p>
<p>Gelelim Ali’mize hayatında nefret ettiği neskafeyi bile içiren görebilmek için her seferinde neskafeyi içmek için zaman kollayan, bahane arayan güzeller, güzeli(!!!) Hazel’e.<br />
Şimdi Hazel hakkında benden yorum bekliyorsunuz biliyorum. Aslında çok şey söylemek istiyorum ama susmalıyım. Hazel’i siz değerli okuyucuların yorumuna bırakıyorum. Siz tanıyın Ali Aşiroğlun’u mecnun yapan kızımızı…</p>
<p>Size bu kitabı öneriyorum çünkü Ali Aşiroğlunun aşkına ‘Vay bee’ demeniz için, şok olmanız için, yakınınızda ki kişiye güvenebilmeniz için, AŞKI bu kitap da yaşamanız için şiddetle ÖNERİYORUM&#8230; Alın ve okuyun hiç mi hiç pişman olmayacaksınız sadece “Neden bu zamana kadar okumadım’ diye pişman olacaksınız onu da zaten HAZEL’imiz telafi edecek…</p>
<p>HAZEL’imizi bize bahşeden Tayfun Şahin’e o kadar çok şey söylemek istiyorum ki, o bir harika, o bizi Ali Aşiroğlu’yla tanıştıran sevmemizi, saymamızı, bağlanmamızı sağlayan muhteşem insan! Tayfun Bey sizi Neptün’de ve her yerde alkışlamak istiyorum tabii emeğinize ve bu kitabı biz okuyuculara yazdığınız için.</p>
<p>Emeğinize, yüreğinize sağlık. İyi ki varsınız… ♥ ♥</p>
<p>Son olarak ben hep hüzünlü, yürek burkan aşk kitaplarına ve o karakterin aşkına bir şarkı bulan ve o şarkıyı kitabın sonunda dinleyip, sonu her ne olursa olsun ağlayan biriyim fakat Ali Aşiroğlu’nun AŞKI o kadar büyük ki, aşkını yansıtan benim ağlamama yardımcı olacak o şarkıyı bulmadım. Çünkü, Ali Aşiroğlu’nun AŞKI öyle büyük ve muhteşem ki hiçbir şarkı onun AŞKINI yansıtamadı, yansıtamaz da…</p>
<p>Evet hayatım da ilk defa yorum yapıyorum umarım ilginizi çeken bir yorum olmuştur vee yorumumu okuduğunuz için size küçük bir alıntı yaparak yorumumu bitiriyorum…<br />
“… -Hazel, diye başladı fısıldayarak:<br />
-İster köyden gel, ister kırk yıllık şehirli ol. Ben seni bu halinle seviyorum. Zamansız, mekansız, sıfatsız. Bak bana; kos koca Ali Aşiroğlu, herkesin saygı duyduğu , parasının çok olduğu… Ama mutsuz. Dostsuz. Ben mutluluğu seninle buldum. Ne param yetti şimdiye kadar bunu bulmaya, ne gücüm. Seni tanıyınca geçen 37 yılın ne kadar boş olduğunu anladım. Üzerindeki kıyafetin önemi yok. Benim için değerli olan içindeki sensin.<br />
Hazel başını Ali’nin omzuna koydu. İç çeke çeke ağlıyordu. Ali dudaklarını kızın kulağına yaklaştırdı. Sanki ses tonunu, oldukça dikkatli kullanıyordu.</p>
<p>-Bak dinle, dedi ve devam etti:<br />
-Ben seni caddesiz, kaldırımsız<br />
Ellerinde yüreğini sana uçuran<br />
Yalın ayaklı bir çocuk saflığında<br />
Ardından koşarcasına<br />
Kainatın tüm ışıklarını söküp<br />
Saçlarına takarcasına…<br />
Kızın başını kaldırdı, gözlerini o kaybolup gittiği gözlere dikti ve sözlerini tamamladı.<br />
-ve… Bir kez baktığım gözlerinde<br />
Bin kez doğarcasına SEVİYORUM!”</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: ÖZNUR</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/hazel/comment-page-2/#comment-732</link>
		<dc:creator>ÖZNUR</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Jan 2012 20:39:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=201#comment-732</guid>
		<description>bir çok kitap bahçesinden geçtim rengarenk çiçekleri koklar gibi birçoğunu merakla okudum ama HAZEL bambaşka bir tat bıraktı bende.
öyle gerçek duygularla bezenmişti ki , öyle nefis kaleme alınmıştı ki öncelikle yazarınıgönülden kutlamak isterim. 

Aşk evet o ekmek gibi, su gibi ihtiyaç duyduğumuz o aşkk bir kitapta bu kadarmı güzel anlatılır? 
kitaptaki karakterleri yaşamak her kitapta okuyucuya nasip olmaz. Sürüklemek ve etkilemek ama en önemlisi kitabın içinde ilerlemek. Yazar işte bu etkiyi bırakıyor okuyucusunda. sayfalar ilerlerken duygularınla beraber sende ilerliyorsun. bir süre sonraçevredeki sesleri bile duymaz oluyor kulakların. 

Kitaplığımdaki listemde en son sırada Hazel.. nedenmi paylaşmaya kıyamadığım benim için en önemli en anlamlı kitaplarımın olduğu yerde.. İlk sıralarda olunca seçilip bu kitabı okuyup getireyim denmesin diye. PAYLAŞAMAYACAĞIM ama tavsiye edeceğim kitaplarımın arasında .. 

YÜREĞİNE SAĞLIK TAYFUN ŞAHİN</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bir çok kitap bahçesinden geçtim rengarenk çiçekleri koklar gibi birçoğunu merakla okudum ama HAZEL bambaşka bir tat bıraktı bende.<br />
öyle gerçek duygularla bezenmişti ki , öyle nefis kaleme alınmıştı ki öncelikle yazarınıgönülden kutlamak isterim. </p>
<p>Aşk evet o ekmek gibi, su gibi ihtiyaç duyduğumuz o aşkk bir kitapta bu kadarmı güzel anlatılır?<br />
kitaptaki karakterleri yaşamak her kitapta okuyucuya nasip olmaz. Sürüklemek ve etkilemek ama en önemlisi kitabın içinde ilerlemek. Yazar işte bu etkiyi bırakıyor okuyucusunda. sayfalar ilerlerken duygularınla beraber sende ilerliyorsun. bir süre sonraçevredeki sesleri bile duymaz oluyor kulakların. </p>
<p>Kitaplığımdaki listemde en son sırada Hazel.. nedenmi paylaşmaya kıyamadığım benim için en önemli en anlamlı kitaplarımın olduğu yerde.. İlk sıralarda olunca seçilip bu kitabı okuyup getireyim denmesin diye. PAYLAŞAMAYACAĞIM ama tavsiye edeceğim kitaplarımın arasında .. </p>
<p>YÜREĞİNE SAĞLIK TAYFUN ŞAHİN</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

