<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tayfun Şahin</title>
	<atom:link href="http://www.tayfunsahin.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tayfunsahin.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 26 Jan 2012 20:46:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.4</generator>
		<item>
		<title>Ay Büyürken Oynayamam</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/ay-buyurken-oynayamam/</link>
		<comments>http://www.tayfunsahin.com/ay-buyurken-oynayamam/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Dec 2011 22:23:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=1083</guid>
		<description><![CDATA[Film öyle bir dolunay ile başladı ki, bir an çocukluk ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img alt="" src="http://img03.imgsinemalar.com/images/afis_buyuk/185844/ay-buyurken-uyuyamam-1.jpg" class="alignnone" width="385" height="555" />Film öyle bir dolunay ile başladı ki, bir an çocukluk kahramanımız E.T. bisikletine atlamış önünden geçecek diye bekledim&#8230;</p>
<p>Oysa ki ne umutlarla gitmiştim filme&#8230; Hemde sabahın köründe, koşa koşa. Bu kadar star oyuncuları aynı karede görmek hep hayalimdi. Hani belki de ben çok şey bekledim demekte yanlış. Çünkü film kötünün de ötesinde.</p>
<p>Yılların yönetmeni Şerif Gören böyle bir filmi nasıl yaptı sormak isterdim&#8230; Hemde çok.</p>
<p>Bazı eleştirmenler Necati Cumalı mezarında ters dönmüştür dediler. Yok öyle bir şey&#8230; Kimse ne mezarında ters döner, ne de kimseyi me zar atar. Ama ben Necati Cuma&#8217;lının bir an salona girip &#8216;Yeter! Bitirin artık bu rezaleti&#8217; demesini bekledim. Benim hiç alakam olmadığı halde bir an ben kalkıp bağıracaktım neredeyse.</p>
<p>Amma velakin, ratinglerde en üst sıralarda yer alan tüm dizilerin başrollerini paylaşan oyuncuların yer aldığı Ay Büyürken Uyuyamam tam bir fiyasko olmuş.<br />
Şerif Gören hala Yeşilçam kafasından çıkamadığı gibi ne çektiğini unutmuş lacak ki sahnelerin devamlılığında buraya nereden geldik sorusunu kendinize soruyorsunuz.</p>
<p>Param ve zamanım çok diyorsanız&#8230; izleyin elbette.</p>
<p>Tayfun Şahin<br />
tayfun@tayfunsahin.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tayfunsahin.com/ay-buyurken-oynayamam/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atilla Saral bu gece cnnturk&#8217;te Burada Laf Çok programında Mesut Yar&#8217;ın konuğu olarak Hazel ve Mehdi&#8217;yi anlatacak&#8230;</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/atilla-saral-bu-gece-cnnturkte-burada-laf-cok-programinda-mesut-yarin-konugu-olarak-hazel-ve-mehdiyi-anlatacak/</link>
		<comments>http://www.tayfunsahin.com/atilla-saral-bu-gece-cnnturkte-burada-laf-cok-programinda-mesut-yarin-konugu-olarak-hazel-ve-mehdiyi-anlatacak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2011 16:50:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=1080</guid>
		<description><![CDATA[Atilla Saral bu gece 23:45&#8242;te cnnturk&#8217;te Burada Laf Çok programında ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/08/hazel_bulten1.jpg"><img src="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/08/hazel_bulten1-195x300.jpg" alt="" title="hazel_bulten1" width="195" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-999" /></a>Atilla Saral bu gece 23:45&#8242;te cnnturk&#8217;te Burada Laf Çok programında Mesut Yar&#8217;ın konuğu olarak Hazel ve Mehdi&#8217;yi anlatacak&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tayfunsahin.com/atilla-saral-bu-gece-cnnturkte-burada-laf-cok-programinda-mesut-yarin-konugu-olarak-hazel-ve-mehdiyi-anlatacak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu köyü mutlaka ziyaret edin</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/bu-koyu-mutlaka-ziyaret-edin/</link>
		<comments>http://www.tayfunsahin.com/bu-koyu-mutlaka-ziyaret-edin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2011 07:50:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Hazel]]></category>
		<category><![CDATA[Hazel Tayfun Şahin]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi Tayfun Şahin]]></category>
		<category><![CDATA[tayfun şahin]]></category>
		<category><![CDATA[Tayfun Şahin Hazel]]></category>
		<category><![CDATA[tayfun şahin kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[tayfun şahin romanları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=1077</guid>
		<description><![CDATA[Hani bir galaya, davete ya da ödül törenine gidersiniz de, ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sinemaloji.com/wp-content/uploads/2011/11/entelkoy-efekoye-karsi-1.jpg"><img src="http://www.sinemaloji.com/wp-content/uploads/2011/11/entelkoy-efekoye-karsi-1-174x250.jpg" alt="" title="entelkoy-efekoye-karsi-1" width="174" height="250" class="alignleft size-medium wp-image-46170" /></a>Hani bir galaya, davete ya da ödül törenine gidersiniz de, konuşmacılar çıkmaya başladığında kısa kesmeleri için dualar edersiniz&#8230; İşte böyle başladı film&#8230; Ama duam Yüksel Aksu&#8217;nun hiç susmaması üzerine oldu. Neşeli, içten, enerjik, espirili&#8230; Daha en baştan harika bir film izleyeceğimizin fotoğrafını gösteriyordu bizlere.</p>
<p>Entelköy Efeköy&#8217;e karşı filmi uzun zamandır Bkz İletişim&#8217;in de harika tanıtımlarıyla takip ettiğim bir filmdi. Beğenilmesi konusunda şüpheleri çoktu çünkü Dondurmam Gaymak&#8217;ı hiç beğenmemiştim. Aksu yine Ege&#8217;ye kapağı attı, bir Dondurma Gaymak daha yapıyor diye içimden çok geçirdim. Hatta buda yetmedi basın gösterimine gitmedim. Galasına gitmek içinde içimde tereddütler çoktu. </p>
<p>Amma velakin&#8230;</p>
<p>Son anda gittiğim galaya şimdi &#8216;iyiki gitmişim&#8217; diyorum. Atmosferi görmeniz lazımdı. Köyü resmen getirmişlerdi. Hatta galanın hala gerçek amacının ne olduğunu anlayamayan öküzleri bile unutmamışlar saman bile getirmişlerdi.</p>
<p>Keyifli bir konuşmanın ardından film yine Yüksel Aksu&#8217;ya ait espirili bir şekilde başladı. Hele ki bazı zaman araya girerek şarkıları ile filme apayrı bir renk katan &#8216;Prostat müziğin mucidi&#8217; Ortanca Orhan (Orhan Kaplan)&#8217;a bayıldım. Aynı gün izlediğim ve bitmesi için artık neredeyse hatim indirdiğim Hugo filminden sonra hiç bitmesini istemedim bir film çıktı karşıma.</p>
<p>Filmin konusuna uzunca girmeyeceğim. Şunu bilin ki çok güzel bir konu, çok güzel bir hikaye, çok güzel bir yönetim&#8230; Filmin başından sonuna kendinizi gülmekten alıkoyamayacaksınız. </p>
<p>Eleştirim yok mu? Var&#8230; Çok kısa&#8230; Keşke muhtarı Şahin Irmak yerine bir Ata ya da Şafak ya da olsaydı da Cem Yılmaz oynasaydı&#8230;</p>
<p>Teşekürler Yüksel Aksu&#8230;</p>
<p>Çok keyifli bir film izlettiğin için&#8230;</p>
<p>Tayfun Şahin<br />
tayfun@tayfunsahin.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tayfunsahin.com/bu-koyu-mutlaka-ziyaret-edin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Malatya Film Festivali&#8217;nin ardından&#8230;</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/malatya-film-festivalinin-ardindan/</link>
		<comments>http://www.tayfunsahin.com/malatya-film-festivalinin-ardindan/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Nov 2011 07:59:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya film festivali eleştirileri]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya Film Festivali'nin ardından]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya valisi Doç. Dr. Ulvi Saran]]></category>
		<category><![CDATA[tayfun şahin kimdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=1074</guid>
		<description><![CDATA[Malatya Valisi Doç. Dr. Ulvi Saran’ın himayelerinde, diye başlıyordu gelen ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sinemaloji.com/wp-content/uploads/2011/11/malatyalogo1.jpg"><img src="http://www.sinemaloji.com/wp-content/uploads/2011/11/malatyalogo1-250x74.jpg" alt="" title="malatyalogo" width="250" height="74" class="alignleft size-medium wp-image-46046" /></a>Malatya Valisi Doç. Dr. Ulvi Saran’ın himayelerinde, diye başlıyordu gelen basın bülteni… Açıkçası ilk başta anlam veremedim bu cümleye. Aklımdan geçen yine siyasi bir savaş oldu… Sonra mı ne oldu?<br />
İlk önce destekçilerine baktım. Tam umutlanmıştım ki, tanıdık bir isim çarptı gözüme. &#8216;Birand İletişim.&#8217;<br />
Altın Portakal’ı 2 yıldır dibe vuran bizim Birand İletişim. Bir sürü beceriksiz insansan oluşan Birand İletişim.<br />
Gitti güzelim festival demekten alıkoyamadım kendimi. Davet edilmesemde, festivalleri kendi kişisel sorunlarımla hiç bir zaman kıyaslamadığım için Sultan Ahmet Hilton’da yapılan basın toplantısına katıldım. Bir pr şirketinin basın bültenlerini gönderecek kadar ciddiye alıp basın toplantısına davet etmemesi sadece ve sadece o şirketin ne kadar amatör olduğunu gösterir inancındayım her zaman.<br />
Basın toplantısı bitiminde vali Doç. Dr. Ulvi Saran ile sohbet etme imkanım oldu. Hadi biraz reklam yapayım, bildiğiniz üzere Mehdi romanım Malatya’da geçmekte. Bundan bahsettim vali beye. Şaşkınlığı bırakın, şok olacak şekilde ilgilendiler benimle. Malatya’ya davet ettiler. Lakin biliyordum ki bu daveti Birand yapacaktı ve ben davet edilmeyecektim. Beklediğim gibi de oldu. Aslında bir tek ben değildim davet edilmeyen. Ne kadar yaptıkları beceriksiz işleri eleştiren olduysa hiç birisini davet etmemişlerdi.<br />
Aldım biletimi vardım Anemon Otel’ine. Lobide dolaşıyordum ki vali Doç. Dr. Ulvi Saran ile karşılaştık. ‘Hoşgeldiniz’ diyerek bir masaya davet etti beni. Konuşurken kendi imkanlarım ile geldiğimi bahsettim. Diğer festivallerde bırakın bunu konuşmayı, valinin yanına bile yaklaşamazsınız. Bir telefon etti herkesin bana bakışı değişiverdi. Elbette önemli olan bu değildi. Önemli olan ilk başta anlamadığım ‘himayelerinde’ kelimesiydi. Beni konuk etmesinden değil, orada kaldığım 7 gün boyunca şahit olduklarımdan anladım bunu.</p>
<p>Malatya’da Avşar Sinemaları çok güzel salonlar açmış. Havamı atayım sorumlu müdürleri Betül Kılıç iyi bir dostum olduğundan gezdirdi, misafirperlik etti. Sinemaya girdim, bir kaç kişinin konuşmasını duydum. ‘’Vali Bey, her ay bizzat gelerek 4-5 filmi burda izliyor.’’ </p>
<p>Sonra servislere bindim ki bunlar bazen festival servisleri oluyor bazen dolmuşlar. Araç sürücüsü benimle konuşuyor.<br />
‘’Festival konuğu musunuz?’’<br />
‘’Evet…’’<br />
‘’Bu yıl ikincisi yapılıyor. Güzel oldu şehrimize. Vali sağ olsun, çok uğraşıyor ilimiz için.’’<br />
‘’Memnun musunuz validen?’’<br />
‘’Vallahi duacısıyız çabuk gitmesin şehrimizden diye.’’</p>
<p>Yemeklere katıldım masadakilerin konuşmasını duydum…<br />
‘’Bu vali bu şehir için velinimet. Çok kalsın inşallah.’’</p>
<p>Arslantepe gezisine gittim yapılan kazıları gezerken bir kaç konuşma takıldı kulağıma.<br />
‘’Vali bey sayesinde burasıda korunmaya alındı.’’<br />
‘’Su çatıları görüyor musunuz? Yıllarca yağmurların altında kaldı burası vali bey yapırdı bunları.’’</p>
<p>Daha bir çok memnuniyet cümleleri. İşte burada anladım neden ‘himayelerinde’ olduğunu… Malatyalı değilim ama ülkemin bir ili olarak teşekkür ediyorum size Doç. Dr. Ulvi Saran.</p>
<p>Festivale gelince…</p>
<p>Malatya kültür sanat etkinlikleri için mükemmel bir il. Kıymetini bilene… Şimdiye kadar neden bir festival yapılmamış onuda anlamış değilim. Elbette eksikler vardı ama eleştirilecek kadar değil. Yıllardır yapılan ve korkunç bütçeler ayrılan bir çok festivalden daha iyiydi 2. Malatya Film Festivali. Umarım seneyede Doç. Dr. Ulvi Saran himayelerinde olur ve güzel bir festival daha yaşarız. İstanbul’da ben ve bir kaç arkadaşımın duaları ve kalbi sizinle…</p>
<p>Tayfun Şahin<br />
tayfun@tayfunsahin.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tayfunsahin.com/malatya-film-festivalinin-ardindan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;O&#8217; Bir Seyyid, Peygamber Soyundan&#8230; &#8216;O&#8217; Geleceğin Türkiye&#8217;sinde Bir Başbakan&#8230; &#8216;Mehdi&#8217; satış noktalarında!</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/o-bir-seyyid-peygamber-soyundan-o-gelecegin-turkiyesinde-bir-basbakan-mehdi-satis-noktalarinda/</link>
		<comments>http://www.tayfunsahin.com/o-bir-seyyid-peygamber-soyundan-o-gelecegin-turkiyesinde-bir-basbakan-mehdi-satis-noktalarinda/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Nov 2011 20:11:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hazel]]></category>
		<category><![CDATA[Hazel romanı]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi Tayfun Şahin]]></category>
		<category><![CDATA[tayfun şahin]]></category>
		<category><![CDATA[Tayfun Şahin Mehdi kitabı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=1071</guid>
		<description><![CDATA[Aşk Zaman, Aşk Mekan Değiştiriyor&#8230;
İlk romanı ‘’Hazel’’ ile başarılı bir ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sinemaloji.com/wp-content/uploads/2011/11/mehdi-kapak.jpg"><img src="http://www.sinemaloji.com/wp-content/uploads/2011/11/mehdi-kapak-297x420.jpg" alt="" title="mehdi-kapak" width="297" height="420" class="alignleft size-large wp-image-46094" /></a><strong>Aşk Zaman, Aşk Mekan Değiştiriyor&#8230;</strong><br />
İlk romanı <strong>‘’Hazel’’</strong> ile başarılı bir satış yakalayarak listelerde üst sıralara yerleşen Tayfun Şahin&#8217;in yeni romanı &#8216;<strong>&#8216;Mehdi&#8221;</strong> raflarda yerini aldı.  İnsan, Allah ve vatan aşkının kaleme alındığı Hazel – Mehdi – Başkan üçlemesinin ikincisi olan Mehdi, 2050 yılında başbakan olacak bir çocuğun hayat hikayesini anlatıyor. Hazel&#8217;in devamı da olan romanda ölüm sonrası hayat ile ilgili kesitlerede yer veriliyor.<br />
10 yaşlarında Urfa&#8217;da bulunan ve babası Ali Aşiroğlu&#8217;nun vasiyeti üzerine İstanbul&#8217;a getirilen  Mehdi, çocukluğundan beri manevi koruyuculuğunu yapan İbrahim Efendi&#8217;den ilim dersleri almaya devam ederken Yusuf isimli biri ile arkadaşlık kurar. Yusuf Cebrail (as)&#8217;in kendisidir. Mehdi aynı zamanda yeni yüzyılın kutbudur. Bunun işareti olarak omuzunda bir mühür taşımaktadır. Mehdi yaşamına devam ederken ölümünden sonra Berzah Alemi&#8217;nde yeni hayatına başlayan Ali ise halen yarım kalan aşkı Hazel&#8217;i aramaktadır. İbrahim Efendi’nin aracılığı ile iletişim kurduğu dünya hayatını gördükçe bıraktıklarının planladığı gibi gitmediğini görür. Mehdi bir gün suikasta uğrar. Saldırıda çok ağır kayıplar verilir. Hikayenin en önemli noktası, dört büyük meleğin yeryüzüne indiklerinde Mehdi için yaptıkları olacaktır.</p>
<p><strong>İşte Mehdi’den kestiler&#8230;</strong></p>
<p>Haşmetli dev kapının iki kanadı birden açıldı. Gözleri kör edecek kadar kuvvetli bir ışık içeri sızdı. İçeri gireni gören her başın saygı ile eğildiğini gördü. Aynı ses o ismi zikretti&#8230;</p>
<p>&#8221;Alemlerin Sultanı, Hazreti Muhammed (S.A.V)&#8221;</p>
<p>Aklını oynattığını hissetti. Sultan&#8217;ın sureti belirdiğinde aralarında sadece bir karış mesafe kalmıştı. Sesi titriyordu&#8230;</p>
<p>&#8221;Ama siz&#8230;&#8221; diyebildi&#8230;</p>
<p>Kolunu tutan bir el sözünü tamamlamasını engelledi. Elin sahibine baktığında İbrahim Efendi&#8217;yi gördü. Gözleri doldu. Artık biliyordu, bu ne bir Şeytan aldatması ne de bir rüya değildi. Eğildi, Sultan&#8217;ın elini öptü. Sultan makamına oturduğunda herkes etrafında toplanmaya başladı. İbrahim Efendi&#8217;ye baktı.</p>
<p>&#8221;Neredeyiz efendim?&#8221;</p>
<p>&#8221;Burası yerle gök arasında, insan gözünün görmediği, zamansız, mekansız Berzah Âlemi…&#8221;</p>
<p>Sultan&#8217;ın karşısında bulundular. Sultan ayağa kalktı, konuşmaya başladı.</p>
<p>&#8221;Sizler Allah tarafından yeryüzüne birer görev için gönderildiniz. Allah sizden razıdır, bende sizden razıyım. Şimdi size yeni yüzyılın kutbunu tanıtacağım.&#8221;</p>
<p>Sağ elini açık bir şekilde havaya kaldırdı. Yere indirdiğinde iki âlem arasındaki bütün perdeler kalktı.  10 Yaşlarında bir erkek çocuk, elinde Zülfikar ile ucu bucağı görünmeyen bir meydanda masmavi gözlerini ufuklara dikmiş bakıyordu. Sultan&#8217;ın mübarek sesi yine duyuldu&#8230;</p>
<p>&#8221;Allah O&#8217;na, Fatih&#8217;in kudretini, Ömer&#8217;in adaletini, Hamza’nın cesaretini, Ebubekir’in sadakatini, Ali’nin ilmini, Mustafa&#8217;nın zekasını, Süleyman&#8217;ın ihtişamını, benimde şefkatimi verdi. O, Ali oğlu Mehdi&#8217;dir&#8221;</p>
<p>Ali gözlerinde yaşlar, dünya gözü ile göremediği oğluna bakıyordu. İbrahim Efendi&#8217;ye baktı, yarı ağlamaklı bir ses ile mırıldandı.</p>
<p>&#8221;O benim oğlum&#8230;&#8221;</p>
<p><strong>Yıl: 2020 &#8211; Şanlı Urfa</strong></p>
<p>Yeryüzü mahşer gibiydi. Mirza&#8217;nın elinde iki silah, hareket eden her şeye ateş ediyordu. Mehdi kan dolu avuçlarını semaya kaldırdı. Gözbebekleri yaşların içinde kaybolmuştu&#8230; Son gücü ile seslendi&#8230;</p>
<p>&#8221;Yusuf! Yusuf yetiş! Yusuf!&#8221;</p>
<p>Cebrail (as) belirdi semalarda, iki dev kanadı açık…</p>
<p>Elinde Hazreti Ali’nin Zülfikar&#8217;ı…</p>
<p>Hemen arkasında Mikail (as), yerle gök arasında bir yerde. Dönmeye başladı kendi ekseninde… O döndükçe rüzgarlar toplandı etrafına…</p>
<p>İsrafil (as)&#8217;in dudakları ile Sur arasında artık sadece milimler mesafe…</p>
<p>Ve Azrail (as),</p>
<p>Yaratıldığı günden beri hiç olmadığı kadar acımasız… Daha Zülfikar inmeden söküp alıyor ruhları…</p>
<p>Bir ses yankılanıyor kainatta,</p>
<p>‘’Arş üzerindeki hakimiyetime yemin ederim ki, benim sevdiğime dil dahi uzatana ben harp ilan ederim!’’</p>
<p>Ve Cebrail (as)&#8217;in şefkat dolu sesi…</p>
<p>‘’Yetiştim dostum, sen iste hepsini helak edeyim, sen iste bu dünyayı tersine çevireyim… Sen iste dostum, senin için gökleri yere indireyim…</p>
<p>Mehdi sağ elini kaldırdı, işaret parmağını uzattı.</p>
<p>&#8221;Ben annemi istiyorum.&#8221;</p>
<p>Cebrail (as) başını çevirdi. Azrail (as) görev için bekliyordu. Nemli gözlerle seslendi dostuna.</p>
<p>&#8221;Yapma&#8230;&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tayfunsahin.com/o-bir-seyyid-peygamber-soyundan-o-gelecegin-turkiyesinde-bir-basbakan-mehdi-satis-noktalarinda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hazel&#8230;</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/hazel/</link>
		<comments>http://www.tayfunsahin.com/hazel/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Nov 2011 23:23:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Hazel]]></category>
		<category><![CDATA[Hazel romanı]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi Tayfun Şahin]]></category>
		<category><![CDATA[tayfun şahin]]></category>
		<category><![CDATA[Tayfun Şahin Mehdi kitabı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=201</guid>
		<description><![CDATA[
Tayfun Şahin Hazel ve Mehdi imza günü
Kitap Severler için güzel ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/11/hazel.jpeg"><img src="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/11/hazel.jpeg" alt="" title="hazel" width="180" height="267" class="alignleft size-full wp-image-1109" /></a><br />
<a href="https://www.facebook.com/events/348142748538001/"><strong>Tayfun Şahin Hazel ve Mehdi imza günü</strong></a><br />
Kitap Severler için güzel bir yarışma&#8230;<br />
http://www.tayfunsahin.com/hazel/ adresine girerek Hazel için en iyi yorumu yapan 2 kişi ister kendisinin isterse bir arkadaşının adına imzalı Hazel kitabı kazanacaktır. Son katılım tarihi: 30 Ocak 2012&#8242;dir. Kazananlar 1 Şubat&#8217;ta http://www.facebook.com/hazelroman sayfasında yayınlanacaktır&#8230;</p>
<p>Not: Mehdi romanı Hazel&#8217;in devam niteliğini taşımaktadır. Seri 3 roman olarak tasarlanmış olup sonuncusu Mayıs ayında çıkacak olan bAŞKan-dır</p>
<p><a href="http://www.sinemaloji.net/hazel.mp3">Tayfun Şahin&#8217;in Hazel konulu radyo söyleşisi için tıklayınız</a><br />
<a href="http://www.kitapturk.com/roman/hazel-80380k.html"><strong>Hazel kitabını %40 indirimli almak için tıklayınız</strong></a><br />
21. Yüzyılda dillere destan bir aşk… Ve bu aşktan doğacak bir başbakan…<br />
‘Hazel – Mehdi – Başkan’ üçlemesinin birincisi – ‘’Çok yakında sinemalarda’’</p>
<p>Dün<br />
Hazel başını adamın omzundan ayırdı. Gözlerine bakıyordu.<br />
- Söyle bakalım Ali Aşiroğlu, beni ne kadar seviyorsun?<br />
Ali bir an sustu. Biliyordu, ne dese az olacaktı.</p>
<p>- Benim seni ne kadar sevdiğimi anlatmaya ne dilim ne de kelimelerim yeter Hazel. Ama elimde olsa seni ne kadar sevmek isterdim biliyor musun? Ezan ile namaz arası kadar&#8230; Doğduğumda kulağıma okunan ezan, öldüğüm kılınan cenaze namazıma kadar, her saniye seni sevmek isterdim.</p>
<p>Bugün<br />
Başer Ali&#8217;nin haline üzülmüştü. Tedirgin bir halde sordu.<br />
- Ne zamandır görmüyorsun Hazel&#8217;i evlat?</p>
<p>- Dünya takvimine göre mi soruyorsun ağabey, gönül takvimime göre mi? Bendeki takvime göre bir ömür geçti.<br />
- Belki yeniden bir araya gelirsiniz Ali&#8230;<br />
- Bizim kaderimiz ayrı yazılmış ağabey. Bırak bedenlerimizin bir araya gelmesini, isimlerimizin baş harfleri yan yana gelse bir acıyı ifade ediyoruz.<br />
Ali odadan çıktıktan sonra Başer önündeki kağıda iki harf yazdı.<br />
&#8221;Ah&#8221;<br />
Peki dün ile bugün arasında yaşananlar neydi?</p>
<p>İşte Hazel&#8217;den kesitler</p>
<p>‘’Burada, 20 yaşlarında, hayatının baharında ve daha yapacağı hatanın farkına varamayan bir beyinden söz ediyoruz. Ben şunu gördüm, gençlerin yaptıkları hatalardan, ne yazık ki anne babalarının haberleri olmuyor. Olduğunda ise çok geç kalınmış oluyor. Biz üstümüze düşeni yapalım. Gerisi ister alana, ister verene kalsın. Bizim ödeyeceğimiz hiçbir tazminat, aldatılan bir eşin ya da canı acıyan bir anne-babanın acısından daha fazla olamaz.’’<br />
————————————————————————————————————————————————</p>
<p>‘’ Allah’ım! Bu insanlar paranın gücü karşısında gösterdikleri saygıyı, senin gücün karşısında nasıl gösteremiyorlar. Nasıl bir sabırdır sendeki? Ben bana gösterdikleri halde bu saygıya tahammül edemezken, her şeylerini borçlu oldukları sen, nasıl sabredebiliyorsun?’’</p>
<p>————————————————————————————————————————————————</p>
<p>“Remzi Efendi misafirlerimizle ilgilendiniz mi?’’<br />
Remzi Efendi,Amerikalılara bu kadar yalakalık yaptığı için Ege’ye kızıyordu. Cevabı gecikmedi.<br />
‘’Sordum ama Türkçe bilmiyorlarmış. Bende bu kayıplarından ötürü, utandırmayayım diye üstelemedim’’<br />
Ege Remzi Efendi’nin laf soktuğunu anlamış ve çaktırmadan ayıp dercesine başını bükmüştü.</p>
<p>————————————————————————————————————————————————</p>
<p>‘’Hadi kızım iyisin yine. Artık sırtın yere gelmez. Genel müdür asistanı oldun.’’<br />
Hazel gözleriyle Ali’yi işaret etti.<br />
‘’Birazdan Ali Bey’in odasına gideceğimizi unuttun galiba. Bizi balkondan atacak gibi duruyor. Bakalım yere vardığımız da sırtımız üstümü düşeriz yoksa tepemiz üstümü göreceğiz…’’</p>
<p>————————————————————————————————————————————————</p>
<p>Gözlerinden yaşlar yağmur gibi akıyordu.<br />
‘’Bana emanet ettiğin kardeşini de koruyamadım. Her şeye gücü yettiğini sanan bu oğlun ne kadar aciz kaldı ölüm karşısında. Telefonun hala “annem” diye kayıtlı değiştiremedim. Babamı her arayışımda ekranımda annem yazıyor ya, her çalışın ardından senin sesin gelecekmiş gibi heyecanlanıyorum. Yemeklerini o kadar özledim ki. Sıcaklığını. Saçımla oynayışını. Sana hep yalan söyledim. Saçıma dokunuşun o kadar hoşuma giderdi ki, yaşımdan utanırdım. Saçımla oynarken uyuya kalmak çok güzeldi. Bunun için hep saçımda bit var yalanını uydururdum. Hep bir gün söyleyeceğim derdim gerçeği. Şimdi ancak mezarının başında söyleyebiliyorum ancak.’’</p>
<p>————————————————————————————————————————————————</p>
<p>‘’Herkesin bir bedeli vardır Ertaç! Sadece bu bedeli ödeyeceğin zamanı iyi seçmelisin…’’</p>
<p>———————————————————————————————————————————————–</p>
<p>”Hazel’in bana ihtiyacı var gitmem gerek.” dedi endişeli bir sesle. Başer biliyordu ki; Ali kalmayacaktı. Yine de uyarmak istedi. ”Gelen milletvekili, başın ağrımasın sonra.” Ali güldü;” Adı üstünde, milletvekili.” Sonra işaret parmağını göğsüne bastırarak, ”Millet burada, vekil kim oluyor.”</p>
<p>————————————————————————————————————————————————</p>
<p>Ali boğaza doğru bakıyor, hiç konuşmuyordu. Sessizliği Naşide bozdu; ”Güzel kız Hazel, ama şunu unutma, kalp dediğin belki bin kez vurur, ama bir kez durur.” Ali gözlerini Naşide’ye çevirdi. Sonra yine denize bakarak mırıldandı, ”Bin kez vurduğu da O olsun… Bir kez durduğu da…”</p>
<p>————————————————————————————————————————————————</p>
<p>Hazel tavlada kazandığı her sette Ali’nin yanaklarını okşuyor ”Oy oy, üzülme başkanım kıyamam ben sana” diyerek burnunu sıkıyordu. Ali her seti vermeye başladı. Her giden set ona Hazel’i getiriyordu. Zaten kural da bu değilmiydi. Kumarda kaybeden, Aşkta kazanır…</p>
<p>————————————————————————————————————————————————</p>
<p>”Hayırdır, ne bu hal? Saç sakal bir birine girmiş.”<br />
”Çağrı filmini yeniden çekeceğim, Hz. Hamza rolü benim…”<br />
Naşide gülümsedi..<br />
”Sen Hazel’siz bir şey yapmasın. Ona da bir rol verirsin artık.”<br />
Ali mırıldandı…<br />
”Vermem mi? Vahşi rolü onun…”</p>
<p>————————————————————————————————————————————————</p>
<p>Naşide’nin yanına gittiğinde Ege yoktu.<br />
‘’Ne erkekten, ne dişiden Ali?’’<br />
‘’O ne abla?’’<br />
‘’Eskiden Ege ile gelirdin, sonra Hazel. Ama şimdi hep teksin. İstersen bir de gay dene. Vefalı olduklarını duydum.’’<br />
Ali gülümsedi.<br />
‘’Ya oda tutmazsa?’’<br />
‘’O zaman kaderin tek yazılmış Ali…’’<br />
‘’Kalbimiz gibi…’’ diye mırıldandı<br />
‘’Efendim?’’<br />
Ali kısa bir süre suskunluktan sonra;<br />
‘’Farkında mısın abla? Vücudumuzda hemen her organımızın bir eşi var. Bir tek kalbimiz tek. Ve o kendi eşini bulabilsin diye ne kadar acı çekiyor…’’</p>
<p>————————————————————————————————————————————————</p>
<p>‘’Ne zamandır görmüyorsun Hazel’i evlat?’’<br />
‘’Dünya takvimine göre mi, benim mi? Bana göre bir ömür geçti…’’<br />
‘’Belki yeniden bir araya gelirsiniz Ali.’’<br />
‘’Bizim kaderimiz ayrı yazılmış ağabey. Bırak ikimizin bir araya gelmesini, isimlerimizin baş harfleri bile yan yana gelse acının ifadesi oluyor.’’<br />
Ali odadan çıkınca Başer beyaz bir kağıda iki harf yazdı.<br />
‘’AH…’’</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tayfunsahin.com/hazel/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>60</slash:comments>
<enclosure url="http://www.sinemaloji.net/hazel.mp3" length="32093021" type="audio/mpeg" />
		</item>
		<item>
		<title>Film-San Vakfı nereye koşuyor?</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/film-san-vakfi-nereye-kosuyor/</link>
		<comments>http://www.tayfunsahin.com/film-san-vakfi-nereye-kosuyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Nov 2011 18:25:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[filmsan vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[titanic otel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=1049</guid>
		<description><![CDATA[Film-San Vakfı ile tanışmam bir arkadaşımın bahsetmesi üzerine oldu. Bahseden ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/11/filmsanlogo.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1061" title="filmsanlogo" src="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/11/filmsanlogo-279x300.jpg" alt="" width="279" height="300" /></a>Film-San Vakfı ile tanışmam bir arkadaşımın bahsetmesi üzerine oldu. Bahseden arkadaşım bu vakfın müdürünün arkadaşı olduğunu ve sanatçılara büyük önem verdiğinden bahsettiğinde hiç tereddüt etmeden tanışmak istedim. Vakfın müdürü Kıvanç Terzioğlu bizi misafir ettiği gün o kadar güzel şeylerden bahsetti ki, bu vakıftan şimdiye kadar neden haberim olmadı diye kendimden utandım.<br />
Üyelik işlemlerimi tamamlayarak, paramıda yatırarak bu vakfın bir üyesi olmuştum artık. Bu beni kesmedi Birkaç dostuma daha bahsederek üye olmalarını sağladım.</p>
<p>Amma velakin&#8230;<br />
Geçen zaman müdür Terzioğlu&#8217;nun söylediklerinin hiç birisini getirmedi. Hani olur ya, bir dükkan girersiniz ve satıcı o ürünü satana kadar cenneti bile vaad eder&#8230; Sonra üründe bir sorun çıkar ama satıcı sizi neredeyse dövecek hale gelir. İşte tıpkısının aynısı&#8230;</p>
<p>Üye olduktan birkaç ay sonra vakfımızın bir gece düzenlediğini günümüzün popüler etkinliği halini alan twitter&#8217;dan Kıvanç Terzioğlu&#8217;nun duyurusundan öğrendim. Sevindim, mutlu oldum.</p>
<p>Hemen mesaj yazdım; &#8221;Müdürüm mutlu oldum nasıl katılıyoruz? Şartlar nedir?&#8221; Cevap istediğim gibi değildi. &#8221;Siz katılamıyorsunuz, bazı özel kişiler. Yeşilçam&#8217;a destek verenler&#8230;&#8221;</p>
<p>Eyvallah, müdürdür bildiği bir şey vardır dedik. Gece düzenlendi ve fotoğrafları basından çok sosyal paylaşım sitelerinde paylaşılmaya başlandı.</p>
<p>Bir şey dikkatimi çekti. Konukların yarısından çoğunun bırakın Yeşilçam&#8217;ı&#8230; Sinema ile bile alakası yoktu. Yani yeşili atın, kalan sadece çam.</p>
<p>Kimdir bunlar diye araştırırken Birkaç gün önce paylaşılan fotoğraflar dikkatimi çekti. Vakfın başkanı Ferdi Merter ya bir kutlama ya da bir doğum günü düzenlemiş vakıfta&#8230; Buraya katılıp alkış tutanlardı bu kişiler&#8230;</p>
<p>Hatta şu &#8221;Öyle Bir Geçer Zaman Ki&#8221; dizisinde ki kötü kadın Wilma Elles bile oradaydı. Müdürümüzün ağzı tabiri caiz ise kulaklarına varıyordu&#8230; Yanındakilere baktım, birisi Ahu diye bir bayan. Araştırdım&#8230; Müdürümüzün kankası çıktı. Yani anlayacağınız Yeşilçam bahane. Vakfın başkanı ve müdürü kafa kafaya vermiş eğlenmişler.</p>
<p>Bileniniz bilir, böyle durumlara hiç gelemem hemen alır klavyemi elime yazarım. Ama bu sefer yapmadım. Çünkü bunu kaç defa yaptıysam günah keçisi ben oldum&#8230; Sustum&#8230;</p>
<p>Aradan aylaaaaar geçti. Ben sabırla vakfımın bana vaat ettiği olanakların gerçekleşmesini beklerken yine sosyal paylaşım sitelerinde müdürümüz yeni bir gecenin sinyalini verdi. Bu kez adı gece değil, gala idi&#8230; &#8221;Türk Sinemasının 97. Yılı&#8221; adı altında, bir öncekinin biraz daha büyüğü. Sponsor yine Titanic Otel. Bu otelin sahipleri ile tanışmışlığım oldu. Gerçekten güzel işler yapmak isteyen yatırımcılar. Bir soru düştü içime, &#8221;Bunlar ilk geceden ders almadılar mı?&#8221; diye&#8230;</p>
<p>Müdürümüze telefondan ulaşmak mümkün olmadı sosyal sitelerden ulaştım sordum&#8230;<br />
&#8221;Biz katılıyor muyuz?&#8221;<br />
Cevap aynıydı&#8230;<br />
&#8221;Maalesef, Yeşilçam&#8217;a emek verenler için bu gece.&#8221;</p>
<p>Hop dedim kendi kendime. Yeter bu kadar&#8230; Benim gibi bir sürü üyenin parası ile bir şeyler yapılıyor ama haberimiz yok. Cevap verdim.</p>
<p>&#8221;Ben bunu yazıma, sonrada basına taşıyacağım. Neler yapıyorsunuz kimse bilmiyor&#8230;&#8221;</p>
<p>Kıvanç Terzioğlu&#8217;nun cevabı açık oldu&#8230; &#8221;Sen bilirsin, yazarsan vakıftan atılırsın.&#8221;<br />
Yani bu bir tehditti. Aldırış etmedim kalktım vakıfa gittim. Sağ olsun Ferdi Merter kabul etti. Kafamdaki soruları sordum cevap yerine nasihatlar aldım. Ama en ilgimi çeken şu oldu.<br />
&#8221;Sizler üye değilsiniz&#8230; Sizler sadece vakıf kartı sahibisiniz.&#8221;</p>
<p>Gece yapıldı, sonuç değişmedi. Körler sağırlar birbirini ağırlar misali, kankalar yine en ön sıralardaydı. Şimdi fotoğraflara bir bakalım. Katılımcılara iyi bakalım&#8230;</p>
<p>İlk fotoğraf vakfın binasında bir kutlama fotoğrafıdır&#8230;<a href="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/11/248686_10150190107349895_2921531_n.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1050" title="248686_10150190107349895_2921531_n" src="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/11/248686_10150190107349895_2921531_n.jpg" alt="" width="470" height="350" /></a></p>
<p>Şimdi Bakırköy Titanic Otel&#8217;de yapılan ilk geceden karelere bakalım. Aynı simaları burada da görebiliyoruz.</p>
<p><a href="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/11/filmsan.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1054" title="filmsan" src="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/11/filmsan.jpg" alt="" width="470" height="350" /></a></p>
<p>Şimdi Türk Sinemasının 97. Yılı gecesinden fotoğraflara bakalım. Öncelikle hemen sormak istediğim bir soruyu sorayım. Aşağıdaki karede Oya Aydoğan haricinde diğer kişiler kimdir ve sinemaya ne gibi emekleri olmuştur.</p>
<p><a href="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/11/filmsan1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1056" title="filmsan1" src="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/11/filmsan1.jpg" alt="" width="470" height="350" /></a></p>
<p>Aşağıda kutlamada ve ilk geceden bir tanıdık sima daha görüyoruz&#8230;</p>
<p><a href="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/11/filmsan2.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1059" title="filmsan2" src="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/11/filmsan2-300x225.jpg" alt="" width="470" height="350" /></a></p>
<p>Uzun lafın kısası, daha dün Altın Portakal&#8217;ı beğenmeyerek bunu dile getiren yöneticilerin bu hareketleri hiçte savundukları temeli yansıtmıyor. Vakıf başına buyruk ve bir kaç kişinin kişisel menfaatleri üzerine işliyor.</p>
<p>Şimdi diğer sorularımı sorayım&#8230;</p>
<p>1. 700 üyeden bahsediliyor, her üye 100 TL veriyorsa bu kadar para nerede?<br />
2. Üyeler üye oldukları kurumun gecelerine katılamıyorsa bu vakıf neden var?<br />
3. Alınan kararlar neden üyelere bildirilmiyor?<br />
4. Türk Sinemasının kuruluş gecesindeki gerçek sinemacılar neredeydi? Neden davet edilmediler.<br />
5. Sadece sıradan bir menejer olan Kıvanç Terzioğlu vakıfa nasıl müdür oldu? Ve hiç bir sanatçılık geçmişi bulunmayan birisinin vakıfa nasıl bir katkısı olabilir?<br />
6. Bu tarz geceler gerçekten sanatçıların bir araya gelmesi için mi yapılıyor yoksa bir kaç kişinin eğlencesi ve gövde gösterisinden ibaret mi?</p>
<p>Yani, bir mesleki kuruluşa üye olacağım diyerek paranızı başkalarının eğlencelerine kurban etmeyin&#8230;</p>
<p>Tayfun Şahin<br />
tayfun@tayfunsahin.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tayfunsahin.com/film-san-vakfi-nereye-kosuyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hikaye devam ediyor&#8230; Aşk mekan, aşk zaman değiştiriyor… ‘’Mehdi’’</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/hikaye-devam-ediyor%e2%80%a6-%e2%80%98mehdi%e2%80%99-geliyor%e2%80%a6/</link>
		<comments>http://www.tayfunsahin.com/hikaye-devam-ediyor%e2%80%a6-%e2%80%98mehdi%e2%80%99-geliyor%e2%80%a6/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Oct 2011 04:32:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hazel filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Hazel romanı]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi Filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi Romanı]]></category>
		<category><![CDATA[Mehdi Tayfun Şahin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=237</guid>
		<description><![CDATA[Yıl: 2020 - Şanlı Urfa...  Yeryüzü mahşer gibiydi. Mirza'nın elinde iki silah, hareket eden her şeye ateş ediyordu. Mehdi kan dolu avuçlarını semaya kaldırdı. Gözbebekleri yaşların içinde kaybolmuştu... Son gücü ile seslendi...
''Yusuf! Yusuf yetiş! Yusuf!''
Cebrail (as) belirdi semalarda, iki dev kanadı açık…
Elinde Hazreti Ali’nin Zülfikar'ı…]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/03/mehdi-afis.jpg"><img src="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/03/mehdi-afis-212x300.jpg" alt="" title="mehdi-afis" width="212" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-1019" /></a></p>
<p>Hikaye devam ediyor&#8230; Aşk mekan, aşk zaman değiştiriyor… ‘’Mehdi’’</p>
<p>İlk romanı Hazel ile satış listelerinde ilk sıralara yerleşen Tayfun Şahin’in &#8221;Mehdi&#8221; isimli yeni romanı çıktı. Üçlemenin ikincisi olan Mehdi, 2050 yılında başbakan olacak bir çocuğun hikayesini anlatıyor. Hazel’in devamı olan roman aynı zamanda ölüm sonrası hayata ve evrensel bir konu haline gelen Mehdi akımına da değiniyor.  Hazel ve Mehdi, satış noktalarının yanı sıra 12-20 Kasım’da düzenlenecek İstanbul Kitap Fuarı’nda 2. Salonda 308 nolu Marjinal Dağıtım standında yer alacak. Işte Mehdi’den kesintiler.</p>
<p>Haşmetli dev kapının iki kanadı birden açıldı. Gözleri kör edecek kadar kuvvetli bir ışık içeri sızdı. İçeri gireni gören her başın saygı ile eğildiğini gördü. Aynı ses o ismi zikretti&#8230;<br />
 &#8221;Alemlerin Sultanı, Hazreti Muhammed (S.A.V)&#8221;<br />
Aklını oynattığını hissetti. Sultan&#8217;ın sureti belirdiğinde aralarında sadece bir karış mesafe kalmıştı. Sesi titriyordu&#8230;<br />
&#8221;Ama siz&#8230;&#8221; diyebildi&#8230;<br />
Kolunu tutan bir el sözünü tamamlamasını engelledi. Elin sahibine baktığında İbrahim Efendi&#8217;yi gördü. Gözleri doldu. Artık biliyordu, bu ne bir Şeytan aldatması ne de bir rüya değildi. Eğildi, Sultan&#8217;ın elini öptü. Sultan makamına oturduğunda herkes etrafında toplanmaya başladı. İbrahim Efendi&#8217;ye baktı.<br />
&#8221;Neredeyiz efendim?&#8221;<br />
&#8221;Burası yerle gök arasında, insan gözünün görmediği, zamansız, mekansız Berzah Âlemi…&#8221;<br />
Sultan&#8217;ın karşısında bulundular. Sultan ayağa kalktı, konuşmaya başladı.<br />
&#8221;Sizler Allah tarafından yeryüzüne birer görev için gönderildiniz. Allah sizden razıdır, bende sizden razıyım. Şimdi size yeni yüzyılın kutbunu tanıtacağım.&#8221;<br />
Sağ elini açık bir şekilde havaya kaldırdı. Yere indirdiğinde iki âlem arasındaki bütün perdeler kalktı.  10 Yaşlarında bir erkek çocuk, elinde Zülfikar ile ucu bucağı görünmeyen bir meydanda masmavi gözlerini ufuklara dikmiş bakıyordu. Sultan&#8217;ın mübarek sesi yine duyuldu&#8230;<br />
 &#8221;Allah O&#8217;na, Fatih&#8217;in kudretini, Ömer&#8217;in adaletini, Hamza’nın cesaretini, Ebubekir’in sadakatini, Ali’nin ilmini, Mustafa&#8217;nın zekasını, Süleyman&#8217;ın ihtişamını, benimde şefkatimi verdi. O, Ali oğlu Mehdi&#8217;dir&#8221;<br />
 Ali gözlerinde yaşlar, dünya gözü ile göremediği oğluna bakıyordu. İbrahim Efendi&#8217;ye baktı, yarı ağlamaklı bir ses ile mırıldandı.<br />
 &#8221;O benim oğlum&#8230;&#8221; </p>
<p>Yıl: 2020 &#8211; Şanlı Urfa<br />
Yeryüzü mahşer gibiydi. Mirza&#8217;nın elinde iki silah, hareket eden her şeye ateş ediyordu. Mehdi kan dolu avuçlarını semaya kaldırdı. Gözbebekleri yaşların içinde kaybolmuştu&#8230; Son gücü ile seslendi&#8230;<br />
&#8221;Yusuf! Yusuf yetiş! Yusuf!&#8221;<br />
Cebrail (as) belirdi semalarda, iki dev kanadı açık…<br />
Elinde Hazreti Ali’nin Zülfikar&#8217;ı…<br />
Hemen arkasında Mikail (as), yerle gök arasında bir yerde. Dönmeye başladı kendi ekseninde… O döndükçe rüzgarlar toplandı etrafına…<br />
İsrafil (as)&#8217;in dudakları ile Sur arasında artık sadece milimler mesafe…<br />
Ve Azrail (as),<br />
Yaratıldığı günden beri hiç olmadığı kadar acımasız… Daha Zülfikar inmeden söküp alıyor ruhları…<br />
Bir ses yankılanıyor kainatta,<br />
‘’Arş üzerindeki hakimiyetime yemin ederim ki, benim sevdiğime dil dahi uzatana ben harp ilan ederim!’’<br />
Ve Cebrail (as)&#8217;in şefkat dolu sesi…<br />
 ‘’Yetiştim dostum, sen iste hepsini helak edeyim, sen iste bu dünyayı tersine çevireyim… Sen iste dostum, senin için gökleri yere indireyim…<br />
Mehdi sağ elini kaldırdı, işaret parmağını uzattı.<br />
‘’Ben annemi istiyorum.’’<br />
Cebrail (as) başını çevirdi. Azrail (as) görev için bekliyordu. Nemli gözlerle seslendi dostuna.<br />
&#8221;Yapma&#8230;&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tayfunsahin.com/hikaye-devam-ediyor%e2%80%a6-%e2%80%98mehdi%e2%80%99-geliyor%e2%80%a6/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>12</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Acile Giden Ecele Gider&#8230;</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/acile-giden-ecele-gider/</link>
		<comments>http://www.tayfunsahin.com/acile-giden-ecele-gider/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 Oct 2011 19:03:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Hospitalium hastaneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hospitalium Şişli]]></category>
		<category><![CDATA[Hospitalium Şişli hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hospitalium Şişli randevu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=1012</guid>
		<description><![CDATA[Perşembe&#8217;yi Cuma&#8217;ya bağlayan bir gece&#8230; Saat gecenin ikisi.
Korkunç bir baş ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/10/sisli.jpg"><img src="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/10/sisli.jpg" alt="" title="sisli" width="175" height="160" class="alignleft size-full wp-image-1014" /></a>Perşembe&#8217;yi Cuma&#8217;ya bağlayan bir gece&#8230; Saat gecenin ikisi.<br />
Korkunç bir baş ağrısı ile uyandım. Ayağa kalkmak için hareket ettiğimde ağrının yanına baş dönmeside eklenmiş oldu. Gözlerim bir noktaya ancak bir kaç saniye sonra net olarak bakabiliyordu. Zar zor ayağa kalktığımda en kötüsü oldu ve belki hayatım boyunca kusmadığım kadar kustum. Bu öyle bir duyguydu ki öleceğimi hissettim. Kendimi zar zor attığım Hospitalium Şişli Hastanesi&#8217;nin acil odasına girdiğimde sadece bir hemşire vardı. Kendimi sedyeye attığım halde hemşire kızımız hiç rahatını bozmadan başka bir hastaya ilaç yazmakla meşguldü. Bir ara bana gözü takıldı &#8216;İyi misiniz?&#8217; diye sordu. O kadar halsiz haldeydim ki zar zor &#8216;doktor&#8217; diyebildim. Acilde olması gereken doktora ancak telefonlar ile ulaşıldı. Aradan geçen yirmi dakikalık zamanda doktorumuz gelmek yerine tekrar acilin telefonu çaldırdı ve benim durumumu sordu. Bir sonraki geçen yirmi dakikada teşrif edebildiler. Bir kaç vücut okşamasının arkasından kararını verdi. &#8221;Hemen kan tahlili ve idrar tahlili yapalım&#8217; dedi ve gitti.<br />
Hemşire kızımız kan almak için açtığı kolumda damar bulmak için şırıngayı kaç defa soktuğunu hatırlamıyorum bile&#8230; Dayanamadım ve bırakmasını istedim. Zar zor ulaştığım lavaboda kusmalarıma devam ettim.<br />
Sonrasında gittiğim başka bir hastanenin acili acil görevini gerçekten yerine getirerek sağlığıma kavuşmamı sağladı.<br />
Buraya kadar okuduklarınız ne yazık ki bir hastanenin acilinde yaşadıklarımdı. Ama, okuduklarınız henüz hiç bir şey değil&#8230;<br />
Günler sonra acilde yaşadığım tatsızlığı paylaşmak için Hospitalium Hastanesi başhekiminin kapısını çaldım. Olanları anlattım, anlatırken kolumu açarak bir haftadır geçmeyen morluğu gösterdim. Bundan sonra ne mi oldu? Aynen dilinden çıkanları aktarıyorum&#8230;</p>
<p>&#8221;Acilimizden çok bile hizmet almışsınız. Bizden kimse acilimize gelerek hizmet beklemesin. Oraya bir hemşire koymanın aylık masrafı 10.000, doktor koymanın ise maliyeti 50.000&#8230; Ortalama aylık 100.000 masrafı olan bir yere neden yatırım yapayım. Biz kolayını bulsak hastaları acile bile almayacağız. Orası parasız hizmet sunulan bir yer. Hizmetide bu kadar olur. Ama eğer ücretli çıktığınız bir doktorumuz varsa ve şikayetiniz varsa hemen ilgilenelim&#8230;&#8221;</p>
<p>Şok olmuştum. Bunları söyleyen insan sağlığına hizmet eden hem de bir sağlık kurumunun başında bulunan en yüksekteki adamdı. Yorum bile yapmadım&#8230; Anladım ki Hospitalium Şişli&#8217;de &#8221;Acile giden ecele gider&#8230;&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tayfunsahin.com/acile-giden-ecele-gider/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hazel&#8217;i yazarından imzalı almak ister misiniz?</title>
		<link>http://www.tayfunsahin.com/hazel-kitap/</link>
		<comments>http://www.tayfunsahin.com/hazel-kitap/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Aug 2011 19:04:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Hazel]]></category>
		<category><![CDATA[Hazel kitap]]></category>
		<category><![CDATA[hazel kitap satış]]></category>
		<category><![CDATA[Hazel sinema filmi]]></category>
		<category><![CDATA[Hazel Tayfun Şahin]]></category>
		<category><![CDATA[Tayfun Şahin Hazel]]></category>
		<category><![CDATA[tayfun şahin kimdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tayfunsahin.com/?p=987</guid>
		<description><![CDATA[Tayfun Şahin&#8217;in kaleme aldığı ve ilk baskısı tükenen Hazel yeni ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/08/hazel3.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-988" title="hazel3" src="http://www.tayfunsahin.com/wp-content/uploads/2011/08/hazel3-195x300.jpg" alt="" width="195" height="300" /></a>Tayfun Şahin&#8217;in kaleme aldığı ve ilk baskısı tükenen Hazel yeni baskısı ile satışa sunuldu. Romanı yazarın kendi imzası ile almak için aşağıdaki bilgileri okuyunuz.</p>
<p>Romanın liste satış fiyatı 24 TL olup yazar imzalı fiyatı 20 TL&#8217;dir. Mehdi 15 TL&#8217;dir. Kargo masrafı bize Cinemascope Yayınları&#8217;na aittir. Tek yapmanız gereken aşağıdaki hesap numaralarına havalenizi yaptıktan sonra imzalanack ismi ve adres bilgilerini derya@cinemascope.com.tr adresine göndermek olacaktır.</p>
<p>Garanti Bankası<br />
TAYFUN ŞAHİN<br />
ŞUBE ADI         : BARBAROS BULVARI<br />
MÜŞTERİ NUMARASI : 6580051<br />
HESAP NUMARASI   : şube kodu: 741   hesap no:6692788</p>
<p>Her türlü bilgi için derya@cinemascope.com.tr adresine yazabilir ya da 0 536 640 56 56 nolu numarayı arayabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tayfunsahin.com/hazel-kitap/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

