Her gün çarşıya inerken yürüdüğüm yolda bir köpek miskin miskin yatarken çarpardı gözüme. O kadar miskindi ki, kediler tepesine çıksa kulağını bile oynatmak zor gelirdi. Birde isim koymuştum ona, ‘Karabaş’ Ne gerçek adını, ne sahibini hiçbir zaman öğrenemedim fakat geçen zaman içinde bir dostlu olmuştu aramızda. En azından gördüğü zaman işkence çekermişçesine kalkar, yanıma gelir ve beni koklardı. Bende bizim Çirkin’e mama alırken bir kutuda ona alır böylece karşılıklı jestleşirdik. (daha fazla…)
‘Yazıları’ kategorisi için Arşiv
‘Karabaş’ın Referandum Oyu
Çarşamba, 08 Eylül 2010Adı ‘İnanmak’ Bu Eziyetin
Cumartesi, 04 Eylül 2010
Üç yıl öncesi temeli atılan Suat Şenocak’ın yönettiği ‘Adı Aşk Bu Eziyetin’ filmi 3 Eylül Cuma günü izleyici ile buluştu. Filmi, yıllardır heyecanla bekleyenlerden biri olarak en az kendi filmim gösterime girmiş kadar mutlu oldum. Üç yıl önce Bursa İpekyolu Film Festivali’nde tanıştığım Suat Şenocak’ı sinemaya verdiği emek için sevmiştim. Ve ben her yıl katıldığım festivalde bu bebeğin büyümesini dinledim, izledim. Filmin basın gösterimi İstanbul’da yapılacağı halde ben bu bebeğin doğduğu yerde, Bursa’da izlemek için Bursa Zafer Plaza’da yapılan galasına gittim. Galada ilk gözüme takılan, İstanbul’da yapılan diğer galalara katılan beleşçi takımından kimse olmamasıydı. Oysaki bu takım içindeki insanlar kimi zaman sinema yazarı kılığında, kimi gazeteci kılığında, bu gibi galaları kaçırmazlardı pek… (daha fazla…)
Ahlaksız, iftiracı, şeytan, şerefsiz, rezil bir zavallıyadır bu yazım
Cuma, 03 Eylül 2010
Hayatımda bir sürü dolandırıcı yazdım. Hiç kimse Yaşar Çiftçi kadar ahlaksız, utanmaz, iftiracı, şerefsiz, uçkur düşkünü, rezil, zavallı, pislik, yalancı, dolandırıcı, gözünü kırpmadan insanlar hakkında yalan söyleyen olmadı. Bu zavallı adam yaptıklarını ortaya çıkarınca ne yapacağını şaşırdı. Önce projemiz olan Hazel’e çirkin iftiralar attı. Şimdi var olan bir şirketi sahtecilikle suçluyor. Cinemascope’u şirket sanan bu salak, daha Cinemascope’un yazılışını beceremeyen bu cahil, şirketimizi sahtekârlıkla suçluyor. Be geri zekalı, be iftiracı şerefsiz ben sana öğreteyim. (daha fazla…)
Dişili – Erkekli bir sahtekarlık hikayesi
Çarşamba, 18 Ağustos 2010
Bu hikâyemizde kahramanımız erkekli – dişili… Analı – kızlı çorba misali… Yabancı değil kahramanlarımız, listesinden binlerce oyuncu adayı sırasını bekliyor şu an. Facebook’taki namı Lodos Yapım, gerçek ismi Hakan Kara. Soyadına bu kadar yakışan bir isim daha… Ama tek değil bu kahramanımız. Birde ortağı var. Zeynep adı. Severdim bu adı oysa… Kısa keseceğim bu sefer. Anlayan kısada da anlıyor, anlamayana uzunda boş geliyor.
Kızımızın bir profili var Zeynep Hostes Merkezi. Dolgun ücretlerle bayan arıyor her zaman. Lodos Yapım’ında adres, telefon yerine bir msn adresi mevcut profilinde. (Tabi ben yazıyı yazdıkan sona profil kalkmazsa). Hakan Kara 40–45 yaşlarında ve bakın nasıl kandırıyor kızı yaşında gencecik kızları. (daha fazla…)
Öyle bir sevmek ki…
Cumartesi, 14 Ağustos 2010
Ben seni,sevmenin en zor anlarında seviyorum.
Sevmek uğruna nem varsa harcayarak,
Sessiz bir volkan gibi yanarcasına,
Yağmur ormanlarından öte ağlarcasına
Adına yazdığım her mısra da durup,durup,
Saçlarımı yolarcasına SEVİYORUM..
(daha fazla…)
Ben bir dolandırıcıyım
Cuma, 13 Ağustos 2010
Google ile arası iyi olan bir yazarım… Sağ olsun sever beni. E kolay değil binlerce insan tarafından okunan bir yazarı ağırlamak…
Bu kadar hava yeter diyelim gerçek konumuza geçelim.
Son günlerde Google’ye beş kişi sormuş. ‘’Tayfun Şahin dolandırıcı’’
Google cevap vermiş. Bunu mu demek istediniz? ‘’Tayfun Şahin kimdir önce araştırın’’
Bu cümle, ne zaman Yaşar Çiftçi olayını ortaya çıkardım, o zaman çıktı ortaya…
Google bunu bana iletince oturdum düşündüm. 10 yıldır yazıyorum, bir çok dolandırıcılığı ve sahtekârlığı ortaya çıkardım. Şimdiye kadar hiç böyle aranmadım. Birden Hz. Mevlana’nın sözü geldi aklıma ‘’Ne ararsan önce kendinde ara’’ (daha fazla…)
Romandın, gözlerin satır başındı…
Perşembe, 12 Ağustos 2010
12 yaşındayım…
Daha bu yaşta ticareti öğreniyorum. Zekeriya Ağabey, kapı komşumuz Billur Abla’ya aşık. Yazdığı mektupları bir şişe kola karşılığı Billur Abla’ya götürüyorum. Yine bir iş günü: (daha fazla…)
Şöhret uğruna harcanan bedenlerin ve halkın parasını dolandırıcılara kaptıran belediyelerin hikayesi
Çarşamba, 11 Ağustos 2010
Aslında her yazıma başlarken aklımla takılan şu sorudur; ‘’Yazıyorsun, düşman ediniyorsun, göze batıyorsun, iftiralara uğruyorsun… Değiyor mu? Senin haklarını korumaya çalıştığın insanlar, kendi haklarını korumuyorlar…’’
Son yazdığım Yaşar Çiftçi olayından sonra birçok genç kızımızdan e-posta ve telefonlar aldım. Anladım ki doğru yoldayım. Her ne kadar foyasını çıkardığım Yaşar Çiftçi hakkımda iftiralar atsa da ben çok insanı kurtarabildiğim, ya da dertlerini dile getirebildiğim için mutluyum…
Şimdiye kadar yazdığım sahtekârlıklar hep İstanbul içinden oldu. Şimdi size İstanbul’da başlayıp Anadolu’ya uzanan bir sahtekârlığın hikâyesini yazacağım. Bakmayın hikâye dediğime… Gerçektir. Ama siz okuduğunuzda ‘’Bu kadarda olmaz canım’’ demekten kendinizi alıkoyamayacaksınız. Neler yok ki içinde, kullanılan bedenler, peşkeş çekilen kızlar, grup seksler, dolandırılan ama sessiz kalan belediyeler ve bunların başındaki bir adam… UMUT ERTEK… (daha fazla…)
Otuz dokuz yıllık bir hayat ve içine sığdırılan kırk bin yalan
Pazartesi, 09 Ağustos 2010
Yaklasık üç gündür Facebook üzerinde kurulmuş bir tuzak ağını anlattım size köşemde… Ve bu olayın kahramanı Yaşar Çiftçi’yi… Aslında ilk yazımı yazarken Yaşar Çiftçi’nin adını vermeyi düşünmüyordum. Ama o ilk yazımda ne kadar tutuştuysa organlarının bir tarafı, hemen ”Hazel” projesine çirkince saldırıda bulundu. Ben bu şahsı ne gördüm, ne karşılıklı bir sohbetim oldu. (daha fazla…)
Facebook’ta oyuncu – model- hostes adaylarını bekleyen tehlike…
Pazar, 08 Ağustos 2010
Facebook bir sosyal paylaşım ağından çok sosyal yalancılar ağı oldu. Canı sıkılan herkesin istediği karakter olma özelliğini taşıyan Facebook’ta son zamanlarda bir profil dikkatimi çekmeye başlamıştı. Bu profil daha önceleri de dikkatimi çekmişti. Fakat araştırmaya girdiğimde profil ansızın kapatıldı. Bu profilin adı Secretagency Secretajans. Bu ajansın başında olduğunu söyleyen kişi Serpil Akduman adında bir bayan. Facebook linki budur.
http://www.facebook.com/album.php?aid=644&id=100001110459583#!/secretagency
Profilinde İzmir’li olduğunu yazmış, okuduğu okul İstanbul, abone olduğu sayfalarda ise hep Babaeski okulları kayıtlı. Kısacası böyle bir isim yok… Hiç olmadıda… Bakın gerçek ne… (daha fazla…)